Yapay zeka teknolojilerinin topluma hızla entegre olmasıyla birlikte endişeler de giderek artıyor. Bu süreçte, Silikon Vadisi’nin uzun süredir devam eden organize dini yapılara karşı olan şüpheciliğine rağmen, teknoloji şirketleri artık dini liderlerden rehberlik arıyor.

Geçtiğimiz hafta New York’ta düzenlenen ilk ‘İnanç-AI Sözleşmesi’ toplantısında, çeşitli dini grupların temsilcileriyle birlikte OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin yöneticileri bir araya geldi. Toplantının amacı, hızla gelişen yapay zeka teknolojilerine ahlaki ve etik değerler kazandırmak için ortak bir yol haritası oluşturmaktı.

Etkinlik, Cenevre merkezli Interfaith Alliance for Safer Communities tarafından organize edildi. Bu oluşum, aşırılık, radikalleşme ve insan ticareti gibi küresel sorunlara odaklanmayı hedefliyor. Toplantının, Pekin, Nairobi ve Abu Dabi gibi diğer şehirlerde de devam etmesi planlanıyor.

Teknoloji liderlerinin sorumluluğu

Baroness Joanna Shields, girişimin önemli ortaklarından biri olarak, teknoloji liderlerinin hem güçlerinin hem de sorumluluklarının farkında olmaları gerektiğini vurguladı. Shields, Google ve Facebook gibi şirketlerde yöneticilik yaptıktan sonra İngiliz siyasetine yöneldi.

"Düzenlemeler bu hıza yetişemiyor. Ancak dünya dinlerinin liderleri, milyarlarca takipçiye sahip olmaları nedeniyle insanların ahlaki güvenliğini sağlamada uzmanlığa sahipler."

Shields’e göre, dini liderlerin bu süreçte söz sahibi olması gerekiyor. Toplantıya katılan teknoloji yöneticilerinin, yaptıkları teknolojinin gücünün ve yeteneklerinin farkında olduğunu ve bunu doğru şekilde kullanmak istediklerini belirtti.

Ortak ilkeler oluşturma hedefi

Shields, bu girişimin nihai hedefinin, farklı dini grupların (Hristiyanlardan Sihlere, Budistlere kadar) katkılarıyla oluşturulacak bir dizi norm ve ilkenin şirketler tarafından benimsenmesi olduğunu söyledi.

Farklı dini görüşlerin bir araya gelmesi

Toplantıda, Hindu Temple Society of North America, Baha’i Uluslararası Topluluğu, The Sikh Coalition, Amerikan Rum Ortodoks Başpiskoposluğu ve Mormon Kilisesi gibi çeşitli dini grupların temsilcileri yer aldı.

Bu şirketler dini liderlere ulaşmadan önce, bazı dini gelenekler zaten yapay zekanın kullanımı hakkında kendi etik kılavuzlarını yayınlamıştı. Örneğin, Mormon Kilisesi, el kitabında yapay zekaya sınırlı bir onay verdi:

"Yapay zeka, ilahi ilhamın yerini alamaz. Ancak öğrenme ve öğretme süreçlerini desteklemek için kullanışlı bir araç olabilir."

ABD’nin en büyük Protestan mezhebi olan Güney Baptist Birliği, 2023 yılında bir karar alarak, "Bu yeni teknolojileri proaktif bir şekilde şekillendirmeli ve kiliselerimize ve topluluklarımıza zarar vermeden önce yanıt vermeliyiz" açıklamasında bulundu.

Zorluklar ve ortak değerler

Ortak ilkelerin oluşturulmasında karşılaşılan en büyük zorluklardan biri, küresel dini toplulukların ortak noktalarına rağmen farklı değerlere ve ihtiyaçlara sahip olmasıdır. Toplantı katılımcılarından Rabbi Diana Gerson, "Dini topluluklar öncelikleri farklı şekilde görüyor" dedi.

Bu ortaklık, ahlaki yapay zeka oluşturma çabasıyla doğan inanç ve teknoloji arasındaki giderek büyüyen bir ittifakı temsil ediyor. Gelecekteki toplantılarda, farklı dini görüşlerin bir araya gelerek teknolojinin insanlığa hizmet eden bir araç haline gelmesini sağlaması bekleniyor.