ABD’nin Hint-Pasifik Komutanlığı (INDO-PACOM) Komutanı Amiral Samuel Paparo, 21-22 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleşen Senato Silahlı Hizmetler Komitesi oturumunda yaptığı açıklamada, Bitcoin’in ABD ordusu için siber güvenlikteki önemini dile getirdi. Paparo, Bitcoin’i bir "güç projeksiyonu aracı" olarak nitelendirirken, komutanlığın deneysel çalışmalar kapsamında bir Bitcoin düğümü (node) çalıştırdığını da duyurdu.
Amiral’in bu açıklamaları, İran’ın Basra Körfezi’nde güvenli geçiş için Bitcoin ödemesi talep etmesiyle aynı döneme denk geldi. Söz konusu "güç projeksiyonu" ifadesi ise, MIT araştırmacısı ve INDOPACOM Komutanı’nın özel danışmanı olan Jason Lowery tarafından geliştirilen teoriye atıfta bulunuyor.
Lowery’nin "Softwar: A Novel Theory on Power Projection" adlı kitabında öne sürdüğü görüşler, Bitcoin’in siber uzaydaki benzersiz "güç projeksiyonu" yeteneğine odaklanıyor. Lowery’nin MIT tezinden esinlenen kitap, ulusal güvenlik ve askeri operasyonlarda geleneksel caydırıcılık yöntemlerinin yetersiz kaldığı dijital alanda Bitcoin’in stratejik önemini vurguluyor. Kitap, hem Bitcoin topluluğunda büyük ilgi görmüş hem de tartışmalara yol açmıştı. Ancak Lowery’nin üstlerinin talebi üzerine dağıtımdan kaldırılması, bazı çevrelerde kitapta askeri sırlar olabileceği spekülasyonlarına neden oldu.
Güç Projeksiyonu Nedir ve Bitcoin’in Rolü Nedir?
ABD Savunma Bakanlığı’nın (DoD) 2002 Askeri ve İlgili Terimler Sözlüğü’ne göre, güç projeksiyonu şu şekilde tanımlanıyor:
"Bir ulusun tüm ya da bazı ulusal güç unsurlarını – siyasi, ekonomik, bilgisel ya da askeri – hızla ve etkili bir şekilde konuşlandırması ve sürdürmesi, krizlere yanıt vermesi, caydırıcılığı artırması ve bölgesel istikrarı desteklemesi yeteneği."
Başka bir deyişle, bir ulusun sınırlarının ötesindeki diğer ülkeleri ya da siyasi aktörleri etkileme kabiliyeti anlamına geliyor. Bu etki diplomatik, ekonomik ya da askeri araçlarla (uzun menzilli füzeler, insansız hava araçları, güçlü bir donanma gibi) sağlanabilir. Burada önemli bir kavram da caydırıcılıktır. DoD caydırıcılığı şöyle tanımlıyor:
"Bir eylemin sonuçlarından duyulan korku nedeniyle eylemin engellenmesi. Caydırıcılık, kabul edilemez karşı eylem tehdidinin varlığıyla oluşan bir zihinsel durum."
Lowery, Bitcoin’i fiziksel dünyadaki caydırıcılık anlayışına yeni bir boyut getiriyor. Ona göre, mikroçip içindeki kabloların elektrik gücünü "kodlanmış mantık" şeklinde taşıdığı gibi, dünyanın elektrik şebekesi de bir tür "makroçip" olarak görülebilir. Bu devasa kablolar, ülkeler arasında ve dünyada elektrik enerjisini taşıyan "devreler" gibidir. Lowery, Bitcoin madenciliği tesislerinin de bu makroçipteki "mantık kapıları" gibi çalıştığını ve büyük miktarda enerjiyi tüketerek onu dijital işlem gücüne dönüştürdüğünü savunuyor.
Bu bakış açısıyla Bitcoin, sadece bir finansal araç olmanın ötesinde, ulusal güvenlik ve askeri stratejide kritik bir rol oynayabilir. Elektrik şebekesinin ve Bitcoin ağının entegrasyonu, ABD’nin küresel çapta caydırıcılık yeteneğini güçlendirebilir ve siber tehditlere karşı yeni bir savunma mekanizması sunabilir.