Karanlık madde, evrenin yaklaşık %27’sini oluşturmasına rağmen, doğası hala gizemini koruyor. Yeni bir araştırma, bu görünmez maddenin ölü evrenlerden geriye kalan kara deliklerden meydana gelebileceğini öne sürüyor.

Physical Review D dergisinde yayımlanan çalışmanın baş yazarı Enrique Gaztanaga, Büyük Sıçrama adı verilen tartışmalı bir teoriye dayanan bir model geliştirdi. Bu teoriye göre, evren sadece bir kez değil, sürekli genişleyen ve büzülen bir döngü içinde var olmuş olabilir. Gaztanaga, bu modelde kara deliklerin, Büyük Patlama’dan önceki bir evrenin kalıntıları olarak varlığını sürdürebileceğini savunuyor.

Kara delikler, hem karanlık madde hem de evrenin erken dönemlerine ait ilkel kara delikler için güçlü bir aday olarak görülüyor. Tipik kara delikler yıldızların patlamasıyla oluşurken, ilkel kara delikler Büyük Patlama’nın hemen ardından, evrenin aşırı koşullarında doğmuş olabilir. Bu kara delikler, atom kadar küçük boyutlarda başlayıp zamanla büyümüş olabilir. Ancak bugüne kadar hiçbiri doğrudan tespit edilemedi.

Gaztanaga’nın modelinde, bazı kara delikler, önceki evrenin kendi içine çökmesi sırasında yok olan bir evrenin kalıntıları olarak varlığını sürdürebilir. Gaztanaga, yaptığı çalışmada, 90 metreden büyük olan yapıların bu çöküşten sağ çıkabileceğini ve geriye kara delikler, kütleçekim dalgaları ve yoğunluk dalgalanmaları gibi kalıntılar bırakabileceğini belirtiyor.

Bu modelde, kalıntı kara delikler iki şekilde oluşabilir: ya doğrudan hayatta kalan kara delikler olarak, ya da çökerek son derece yoğun nesnelere dönüşen madde yığınlarından meydana gelerek. Gaztanaga’ya göre, bu süreçte galaksiler ve yıldızlar kara deliklere dönüşerek çoğu detaylarını kaybederken, kütlelerini koruyabilir.

Eğer bu model doğruysa, kalıntı kara delikler karanlık maddenin önemli bir kısmını oluşturabilir. Ayrıca, Büyük Patlama’dan sadece yüz milyonlarca yıl sonra var olan süper kütleli kara deliklerin varlığını da açıklayabilir. Bu kara deliklerin normalde oluşmaları için gereken zamandan çok daha kısa sürede ortaya çıkmaları, standart modellerle çelişiyor.

Ancak Gaztanaga, bu teorinin henüz kanıtlanmadığını ve verilerle test edilmesi gerektiğini vurguluyor. Gelecekteki araştırmalar, kütleçekim dalgalarından galaksi araştırmalarına kadar birçok alanda veri toplanmasını gerektirecek.

Daha fazla astrofizik haberleri: Fizikçiler Evrenle İlgili Büyük Bir Sorun Yaşıyor

Kaynak: Futurism