İlk kez direksiyon başına geçmek, otomobillere olan tutkumuzun en derin köklerini oluşturur. Hareket ve kontrol hissini yaşatan bu anlar, ömür boyu unutulmaz izler bırakır. Bu teoriyi sınamak için Hagerty Medya ekibinden çalışanlara, ilk araba deneyimlerini ve bu anların hayatlarını nasıl şekillendirdiğini sorduk.

Ancak ekiptekilerden biri, "ilk sürülen araba" tanımının esnek olabileceğine dair ilginç bir bakış açısı sundu. "Ayaklarını pedallara yetiştiremeyecek kadar kısa bacakların varsa bile hâlâ sürüyor olabilirsin, değil mi?" diye soran Eddy, bu konuda farklı bir perspektif sundu.

Babamın Dizinde Bir Chevrolet

Eğer "sürmek" tanımını genişletirsek, amcamız Sanjeev'in hikâyesi de ilginç bir örnek olabilir. Eddy, çocukluğunu Ohio'daki Luikart Drive adlı sessiz bir sokakta geçirdiğini anlatıyor. Ailesinin evi, Lake Erie kıyısında son evdi ve sokakta arabayla sonuna kadar gidilebiliyordu.

Eddy, babasının dizinde oturarak ilk kez bir arabanın direksiyonunu tuttuğunu hatırlıyor. Muhtemelen 1970'lerin sonuna ait bir Chevrolet Caprice olan bu araba, Eddy'nin ön camdan dışarıyı görebileceği kadar büyüktü. Direksiyonu hafifçe sağa sola çevirdiğinde, babası aracın yoldan çıkmaması için dikkatlice kontrol ediyordu. Sokakta yavaşça ilerlerken, Eddy hem heyecan hem de sorumluluk hissetti. Arabayı garaja park ettikten sonra, bir sonraki sürüş için sabırsızlanmaya başladı.

"Arabayı garaja park ettikten sonra, bir sonraki sürüş için sabırsızlanmaya başladı."

Doğumdan İtibaren Kullanılan Bir Araba

Sajeev Mehta ise ilk sürüş deneyimini, babasının 1975 model Mercury Montego MX ile yaşadı. Bu araba, onu hastaneden eve getiren ilk araçtı. Birkaç yıl sonra, ailesi onu kucaklarına alarak trafikte ya da park yerinde direksiyonu tutmasına izin verdi. Siyah vinil koltuklar, Houston'un sıcak yazlarında oldukça rahatsız ediciydi, ancak bu deneyimler onun için unutulmazdı.

Sajeev, hem eski hem de yeni anılar arasında bir denge kurmaya başladı. Artık restore ettiği Montego'suyla ilgili yazılar yazıyor. Bu araçla yaptığı kısa sürüşler, onun için modern çocukluklarından çok daha eğlenceliydi. Günümüzde çocukların arabalara erken yaşta nasıl alıştığını merak eden Sajeev, "Ben o yaşta olsaydım, emniyet kemeriyle güvenle oturtulurdum. Ama yine de direksiyonu çevirmek, bir iPad'de YouTube Kids izlemekten çok daha eğlenceliydi" diyor.

Merkezi Koltukta Bir Buick Macera

Bir diğer ekip üyesi ise ailesinin 1976 model Buick Estate Wagon ile ilk deneyimini anlatıyor. Henüz ehliyeti olmamasına rağmen, annesi onu ortadaki koltuğa oturtarak "sürmesine" izin veriyordu. Bu deneyim, arcade oyunlarından ve uzaktan kumandalı arabalardan sonra doğal bir geçiş gibiydi.

Annesi, oğlunun ilk kez direksiyon başında olduğunu gördüğünde oldukça gergin olsa da, kısa süre içinde rahatladı. Hatta o kadar rahatladı ki, neredeyse uyuyakalacaktı. Bu deneyim, onun için hem heyecan verici hem de unutulmaz bir anıydı.

Kaynak: Hagerty