1996 yılında 2TB’lık bir USB bellekle zamanda geriye gidebilseydiniz, tüm Dünya Çapında Ağ’ı (World Wide Web) tek bir cihaza sığdırabilirdiniz. O yıllarda böyle bir depolama kapasitesi bulunmadığı için, İnternet Arşivi’nin kuruluşundan bu yana yolculuğu hiç kolay olmadı.
İnternet Arşivi, 30 yıl önce hayata geçen ve kâr amacı gütmeyen bir platform olarak, veri bantlarından dünya genelindeki veri merkezlerine kadar uzanan bir dönüşüm yaşadı. Bugün, 1 trilyondan fazla web sayfasını arşivleyen bu kuruluş, Wayback Machine aracılığıyla kullanıcılarına geçmişe yolculuk imkanı sunuyor.
Wayback Machine sayesinde, eski GeoCities sitelerini gezebilir, Google’ın orijinal "Kötü Olma Kuralı" metnini okuyabilir ya da Trump yönetimi tarafından silinmeden önce Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) iklim değişikliği göstergelerine ulaşabilirsiniz. Bunun yanı sıra, canlı konser kayıtlarından kamu malı e-kitaplara, unutulmuş DOS oyunlarına kadar geniş bir dijital koleksiyonu da barındırıyor. Günde yaklaşık 2 milyon kişi bu kaynaklara erişim sağlıyor.
Kurucunun Vizyonu: "Tüm İnsanlığın Eserlerini Korumak"
Brewster Kahle, İnternet Arşivi’nin kurucusu ve başkanı, kuruluşun misyonunu şu sözlerle özetliyor: "Tüm insanlığın kamu eserlerini toplamak istiyoruz. Eğer arşivimizde yoksa, onu bulup eklemek istiyoruz."
Ancak İnternet Arşivi’nin misyonu, internetin dönüşümüyle birlikte yeni zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Web yayıncıları, yapay zeka şirketlerinin içerikleri toplamasından endişe ederek Wayback Machine’e erişimi engellemeye başladı. Kitap yayıncılarıyla yaşanan hukuki mücadele sonucunda, arşivden 500 binden fazla kitabın kaldırılması gerekti. Ayrıca, yapay zeka veri merkezlerinin artan talebi nedeniyle depolama ve bellek maliyetleri yükseliyor.
Kahle, bu zorluklar karşısında nostaljik bir tonda şunları söylüyor: "Kütüphanelerin zor bir dönemden geçtiği şu günlerde, bir kütüphanenin çalışmaya devam etmesini sağlamak zorundayız."
Dijital Çağda Bilgi ve Kültürün Korunması
İnternet Arşivi, sadece eski web sayfalarına erişim sağlamanın ötesinde, herkesin kullanabileceği, indirebileceği ve paylaşabileceği bir bilgi ve kültür deposu olarak hizmet veriyor. Günümüzde dijital içeriklerin giderek daha fazla lisanslama yoluyla dağıtıldığı bir dünyada, bu tür bir arşivin korunması büyük önem taşıyor.
Başlangıç Hikayesi: Kahle’nin Hayali
Brewster Kahle, İnternet Arşivi’ni hayata geçirmeden çok önce, bu fikri zihninde şekillendirmeye başlamıştı. 1980’lerin başında MIT’de yapay zeka üzerine eğitim alan Kahle, Thinking Machines şirketinde süper bilgisayarlar üzerinde çalıştı. Henüz modern internetin doğmadığı o dönemde, süper bilgisayarların gelecekte herkesin erişebileceği referans materyalleri sunacağını hayal ediyordu.
"1980 yılında benim için fikir, o zamana kadar vaat edilmiş olan şeyi inşa etmekti: Masanızdaki Kongre Kütüphanesi." diyen Kahle, İnternet Arşivi’nin temellerini attığı o günleri hatırlıyor.