Erken saatlerde, cumartesi sabahları Amy Wallace, abisi David tarafından yatağından zorla kaldırılırdı. Televizyonda The Road Runner Show başlayana kadar sabırsızlanan David, eve yerleştikleri Urbana, Illinois’deki televizyonun karşısına geçerdi. Kardeşler, pea-green renkteki sert koltukta oturur, renk çubuklarının yerini çizgi filme bırakmasını beklerdi. David heyecanlı ve sabırsızken, Amy arkasından oturup abisini izlemekten mutluluk duyardı.

Yıllar sonra bile Amy, o koltuğun dokusunu ve o sabahların hissini hâlâ hatırlıyor. O basit anlar, kardeşler arasındaki özel bağın temelini oluşturmuştu. Sally Foster, anneleri, durumu şöyle özetliyordu: "Amy sabahlarını David’in televizyon izlemesiyle geçirirdi." Ancak bu tanımlama, aslında gerçeğin sadece bir kısmını yansıtıyordu.

Bu basit televizyon izleme ritüeli, aslında onların çocukluklarının en değerli anılarından biriydi. David’in sabırsızlığı, Amy’nin sadakati ve annelerinin gözlemleriyle birleşen bu anlar, kardeşler arasındaki bağı güçlendiren unsurlar olarak kaldı.

Kaynak: Defector