Bu hafta Washington ve ardından Pekin'de bir araya gelecek üç küresel güç, Donald Trump'ın başkanlık mirasını belirleyebilecek kritik bir dönemece giriyor. Orta Doğu'daki savaşın kaderi, ABD-Çin ilişkilerinin geleceği ve yapay zekanın küresel düzen üzerindeki etkisi, bu toplantıların odak noktasında yer alacak.

Neden önemli?

Gelecek günler, on yıllar boyunca etkisini sürdürecek kararların alındığı bir dönemi temsil ediyor. Bu süreçte; Orta Doğu'daki savaşın sona erip ermeyeceği, ABD-Çin ilişkilerinin nereye evrileceği ve yapay zekanın gelecekteki kurallarının nasıl şekilleneceği masaya yatırılıyor.

Güncel durum

Trump'ın Çin ziyareti, İran savaşını sona erdirmek için belirlenen fiili bir son tarih olarak görülüyordu. Ancak Air Force One'un Çarşamba akşamı Pekin'e inişine saatler kala, çatışma hala çözüme kavuşturulamadı.

Pazar günü ABD, İran'ın savaşın sona erdirilmesi ve nükleer müzakereler için bir çerçeve oluşturulmasına yönelik tek sayfalık memoranduma verdiği yanıtı nihayet aldı. Trump ise bu teklifi "kabul edilemez" olarak nitelendirdi ve İran'ı ABD ile "oyun oynadığı" gerekçesiyle suçladı. Bu durum, Trump'a birkaç gün içinde stratejisini yeniden gözden geçirme, gerilimi tırmandırma ya da Pekin'e eli boş gitme seçeneklerini bırakıyor.

Detaylar

Trump'ın başkanlığı, bu haftaki Xi Jinping ile yapılacak zirveye uzun süredir hazırlanıyordu. Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, gezinin "büyük sembolik önem taşıyan" bir ziyaret olduğunu vurguladı.

Bu gösterinin ardında ise yüzyılın en belirleyici jeopolitik sorusu yatıyor: Dünyanın iki süper gücü, rekabetlerini yönetebilecek mi yoksa ekonomik kopuş ve askeri çatışmaya mı sürüklenecek?

Trump'ın, giderek gerginleşen ekonomik ilişkileri yumuşatmayı hedefleyen yatırım taahhütleri ve ticari anlaşmalar için Pekin'e bir grup CEO'yu da götürmesi bekleniyor.

Gizli yaptırım savaşının İran cephesi

Washington ve Pekin, zirve öncesindeki haftalarda İran üzerindeki sessiz yaptırım savaşını tırmandırdı. Bu durum, Orta Doğu'daki çatışmayı, genişleyen jeopolitik rekabetin bir başka cephesine dönüştürdü.

ABD yönetimi, Cuma günü İran saldırılarında ABD kuvvetlerine destek sağlayan uydu görüntüleri sağlayan üç Çinli uydu firmasına yaptırım uyguladı. Bu adım, Çin'in Tahran'a verdiği desteği kesme yönündeki daha geniş çabaların bir parçasıydı.

Ancak Pekin, baskılara boyun eğmedi. Bu ayın başlarında Çin, ABD yaptırımlarını görmezden gelme emri vererek İran ham petrolü satın aldığı iddia edilen beş rafineriye yönelik yaptırımları uygulamama kararı aldı.

ABD-Çin ilişkilerinde kişisel diplomasi riskleri

Trump, Xi ile kişisel ilişkisinin Washington'daki birçok Çin karşıtı politikacı tarafından anlaşılmayan kadar güçlü ve pragmatik olduğunu uzun süredir savunuyor.

Her iki partiden eleştirmenler ise Trump'ın büyük anlaşmalar ve kişisel diplomasiye olan iştahının, Pekin'in 2027 yılına kadar kendi kontrolü altına almayı hedeflediği Tayvan'a verilen ABD desteğini zayıflatabileceğinden endişe ediyor.

Tayvan, hem askeri bir barut fıçısı hem de yapay zekanın itici gücü olan yarı iletken endüstrisinin kalbi olarak zirvenin gündeminde önemli bir yer tutuyor.

Yapay zekanın gölgesinde geçecek görüşme

Trump ve Xi'nin, yapay zeka alanında ilk kez bir araya gelmesi bekleniyor. Frontier modellerin yol açtığı büyük siber riskler konusunda artan endişeler, bu konunun gündeme gelmesine neden oluyor.

Detaylar henüz netleşmese de Trump'ın, yapay zeka güvenliğine yönelik yürütme eylemlerini Pazartesi günü açıklaması bekleniyor. Beyaz Saray'ın yapay zekaya yönelik tutumundaki bu değişim, teknolojinin hükümetlerin kontrol edebileceğinden daha hızlı ilerlediği korkusuyla şekilleniyor.

İzlenecek gelişmeler

Bir ABD yetkilisine göre, Trump ve Xi, yapay zeka güvenliği ve riskleri konusunda resmi iletişim hatları açmayı değerlendirecek. Bu adım, Soğuk Savaş dönemindeki nükleer iletişim hatlarına benzer bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Axios