ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü yaptığı açıklamada, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yaptığı detaylı görüşmenin ardından Tayvan'a gönderilmesi planlanan 14 milyar dolarlık silah paketini onaylayıp onaylamayacağından emin olmadığını belirtti.

Xi, ABD ziyaretinin başında Tayvan üzerindeki olası 'çatışmalar' konusunda uyarıda bulunmuş, Trump da ziyaret sırasında böyle bir durumun provoke edilmemesi gerektiğini vurgulamıştı.

"Şu anda 9 bin 500 mil ötede bir savaş istemiyoruz", diyen Trump, uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, aylardır askıda olan ve füzeler ile hava savunma sistemlerini içeren 14 milyar dolarlık silah paketini tartışırken bu ifadeyi kullandı.

Washington'daki sertlik yanlıları ve analistler

Başkentteki bazı milletvekilleri, Çin'in Tayvan'a yönelik olası bir hareketini caydırmak için adaya daha güçlü destek verilmesi gerektiğini savunurken, bazı analistler ise ABD'nin Tayvan'a silah ve siyasi destek vaatlerinin, Pekin'in askeri güç kullanma olasılığını artıracağı görüşünde.

Trump'ın 1982 anlaşmasına ilişkin yorumu

Trump, ABD'nin 1982'de imzaladığı 'Altı Teminat' anlaşması uyarınca Tayvan'a yapılacak silah satışları konusunda Çin ile istişarede bulunmama taahhüdünü kabul ettiğini ancak bu anlaşmanın artık geçersiz olduğunu ima etti. "1982 yılında yazılmış bir anlaşma nedeniyle size danışmak istemiyorum diyebilir miyim? Hayır, silah satışlarını konuştuk", diyen Trump, "Kararları ben vereceğim" ifadesini kullandı ve önceliğinin savaş çıkmasını engellemek olduğunu vurguladı.

Tayvan ve müttefiklerin endişeleri

Trump'ın bu açıklamaları, Tayvan hükümeti ile Japonya ve Güney Kore'deki ABD yanlısı yönetimleri endişelendirdi. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Tayvan konusundaki sert tutumunun ABD'nin duruşuyla uyumsuz hale geldiğini belirtti. Takaichi, Trump'ın Air Force One'dan kendisine Xi ile yaptığı görüşmeler hakkında 'detaylı' bir brifing verdiğini aktardı.

Trump ayrıca uçağında yaptığı açıklamada, silah satışları konusunda "Tayvan'ı yöneten kişi ile" görüşmek zorunda kalabileceğini söyledi. Bu ifade, Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te ile doğrudan iletişime geçmesi durumunda Pekin'in tepkisini çekebilir.

Tayvan'daki hassasiyet

Tayvan'da da silah satışları konusu hassasiyet taşıyor. Ada yönetiminde bağımsızlık yanlısı Demokratik İlerici Parti iktidarda olsa da, parlamentonun 14 milyar dolarlık paketi onaylaması aylar sürdü. Geçtiğimiz yıl Trump'ın onayladığı 11 milyar dolarlık tranşın ardından Xi, Şubat ayında Trump'ı uyararak Tayvan'a yapılacak silah sevkiyatını durdurmasını istemişti. Tayvan, bu ayın başında fonları nihayet onayladı.

En büyük korku: ABD politikasının değişmesi

Zirve öncesinde Tayvan ve destekçilerinin en büyük korkusu, Trump'ın ABD'nin Tayvan politikasını değiştirmesi ve Tayvan bağımsızlığına açıkça karşı olduğunu ifade etmesiydi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise ABD politikasının değişmediğini doğruladı. Bunun yerine, Trump, Tayvan'ın Xi için kendisinden daha yüksek bir öncelik olduğunu vurguladı.

Kaynak: Axios