ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki iki günlük zirve, dostluk gösterileriyle sona erdi. Cuma günü yapılan özel bir turda Trump, Çin Komünist Partisi liderlik kompleksinin bulunduğu Zhongnanhai bahçelerinde dolaşırken, çevresindeki çiçekleri "görülmüş en güzel güller" olarak nitelendirdi. Xi de Trump'a bu çiçeklerin tohumlarını göndereceğini söz verdi.
Zirvenin Ardındaki Gerçekler: Ticaret ve İran Meselesi
Trump ve Xi arasındaki sıcak temaslar, ABD-Çin ilişkilerini şekillendiren neredeyse tüm unsurların gerilim yarattığı bir dönemde gerçekleşti. Trump, on yıldır süren ve kendisinin de önemli ölçüde desteklediği ayrışma sürecinin ardından Çin ile daha yakın ilişkiler kurma çabası içindeydi.
Zirvenin ikinci gününde yapılan çalışma yemeğinde, iki lider geçen yılın ticaret ateşkesinin üzerine inşa edilen sınırlı sayıda anlaşmaya imza attı. Trump, Zhongnanhai'deki kapanış toplantısında "olağanüstü ticaret anlaşmaları yaptık" ifadelerini kullanırken, Fox News'e verdiği röportajda Çin'in 200 Boeing uçağı satın almayı taahhüt ettiğini belirtti.
Ticaret Anlaşmalarının Detayları
- Tarım ürünleri: ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Çin'in önümüzdeki üç yıl boyunca yıllık en az 10 milyar dolarlık ABD tarım ürünü satın almasını beklediklerini açıkladı. Bu taahhüt, mevcut soya fasulyesi anlaşmalarının üzerine eklenecek.
- Ortak Ticaret Kurulu: İki ülke, hassas olmayan yaklaşık 30 milyar dolarlık ticareti kapsayan ortak bir "Ticaret Kurulu" üzerinde görüşmeler yürütüyor.
İran Meselesinde Çelişkili Açıklamalar
Trump'un İran konusundaki kamuoyu açıklamaları, daha fazla soru işareti yarattı. Fox News'un Sean Hannity'sine verdiği röportajda, Xi'nin Çin'in İran'a askeri teçhizat sağlamayacağına dair güvence verdiğini belirten Trump, aynı zamanda "Çin'in İran'dan çok petrol aldığını ve bu alımın devam etmesini istediklerini" ifade etti.
Zhongnanhai'deki toplantıda ise Trump, İran konusunu ele aldıklarını ve "İran'ın nükleer silaha sahip olmasını istemediklerini, boğazların açık kalmasını arzu ettiklerini" söyledi.
ABD İçindeki Gerilimler ve Karşıt Politikalar
Zirveye giden süreçte, Trump yönetimindeki Çin karşıtı kanadın, yakınlaşma çabalarını baltalamak için harekete geçtiği görüldü. Dışişleri Bakanlığı, İran'ın ABD kuvvetlerine yönelik saldırılarında kullanılan uydu görüntülerini sağlayan üç Çin firmasına yaptırım uyguladı. Hazine Bakanlığı da İran petrolü satın alan çok sayıda Çinli "teapot" rafinerisine yaptırım kararı aldı. Buna karşılık Çin, şirketlerine ABD yaptırımlarına uymama emri verdi.
Trump'un bilim danışmanı Michael Kratsios tarafından hazırlanan bir Beyaz Saray notunda, Çinli kuruluşların ABD şirketlerinden ileri yapay zeka teknolojilerini "endüstriyel ölçekte" çalma girişimlerinde bulunduğu iddia edildi. Federal savcılar, Trump'ın Çin'e inişinden sadece 48 saat önce, Kaliforniya'nın Arcadia kentinin belediye başkanını Çin hükümetinin gizli ajanı olarak suçlayan iddianameyi kamuoyuna açıkladı.
İstihbarat Raporları ve Gizli Silah Satışları
Hükümet içinden sızan bilgiler, ABD-Çin rekabetinin çok daha sert bir boyutunu ortaya koyuyor. Washington Post'un bildirdiği bir ABD istihbarat değerlendirmesine göre, Çin, İran Savaşı'nı fırsat bilerek ABD'ye karşı diplomatik, askeri ve ekonomik alanda avantaj sağlamaya çalışıyor. New York Times ise Çinli şirketlerin İran'a gizlice silah satışı için görüşmeler yaptığını ve bu silahların kökenini gizlemek amacıyla Afrika ülkeleri de dahil üçüncü ülkeler üzerinden sevk edildiğini bildirdi.
Fox News röportajında Trump, Xi'nin İran'a askeri teçhizat sağlamayacağına dair güvence verdiğini tekrarladı.
"ABD-Çin ilişkileri, dostluk gösterilerinin ötesinde, derin bir rekabet ve karşılıklı güvensizlikle şekilleniyor. Ticaret anlaşmaları ve dostane jestler, arka plandaki gerilimleri gizleyemiyor."