Adam Scott, çocukluğunu "çok erken" bir yaşta korku filmleri izleyerek geçirdi. Ancak kariyerinde özellikle bu türe yönelmeyi hiç planlamadı. Yine de kader onu hep korku filmlerine doğru sürükledi.

1996 yılında ilk önemli filmi Hellraiser IV ile sinema dünyasına adım attı. Scott, bu rolü "Hellraiser hayranı olduğum için değil, aldığım iş olduğu için" kabul ettiğini açıkladı.

Daha sonraki yıllarda ise Krampus filmindeki başrolü, korku türünden ziyade çocukluğunda izlediği Poltergeist ve E.T. gibi filmlerin ruhunu taşıdığı için kabul etti. Kasıtlı olmasa da, Scott zamanla korku filmleri alanında sağlam bir kariyer inşa etti ve bu türde önemli projelerde yer aldı.

Korku sinemasına olan bu kendiliğinden yolculuğu, onun için nasıl bir dönüm noktası haline geldi? Scott'un hikayesi, kariyerindeki beklenmedik tercihlerin nasıl birer şansa dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Kaynak: The Verge