Son dönemde TikTok’ta dolaşan viral bir mizah formatı, yapay zekânın (AI) heteroseksüel ilişkiler üzerindeki karanlık etkisini ironik bir dille ortaya koyuyor. Bu içeriklerde genellikle bir kadın, dizüstü bilgisayar başında yorgun bir şekilde çalışırken, eşinin AI startup’ına destek olmak için gece gündüz demeden harcadığı emeği anlatan altyazılar yer alıyor. Hatta bazı durumlarda, bu girişimlerin ayda 30 bin dolar zarar ettiği bile vurgulanıyor.

Bu mizahın arkasında ciddi bir gerçek yatıyor. AI’nın teknolojiyle ilişkilerin dinamiklerini bozması, boşanmalardan sadakatsizliğe kadar birçok olumsuz sonuca yol açıyor. Wired dergisi de yakın zamanda yayınladığı bir makalede, AI’nın aile yapılarını nasıl altüst ettiğini ve bu süreçte kadınların nasıl ezildiğini ele aldı. Makalenin yazarı Alessandra Ram, durumu “AI’nın Üzgün Eşleri” olarak tanımlıyor.

“İdeal Çalışan” Sendromu ve AI’nın Yükselişi

Rutgers Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve İlişkiler Bölümü Başkanı Yana van der Meulen Rodgers, bu durumun temelinde ekonomistlerin “ideal çalışan” olarak adlandırdığı kavramın yattığını belirtiyor. Bu kişiler, beş dakika bile durmanın verimsizlikle eşdeğer olduğunu düşünen, kariyerlerine aşırı odaklanan bireylerdir. AI çağına özgü bir olgu olmayan bu durum, tarihsel olarak da benzer örneklerle karşımıza çıkıyor. Örneğin, ABD’nin Altına Hücum döneminde erkekler ailelerini terk ederek batıya gidip hızlı kazanç peşinde koşmuşlardı.

Rodgers, Wired’a yaptığı açıklamada, “Çok uzun saatler çalışan, tüm enerjisini yeni bir güce adayan biri, evde eşine ve bakım işlerine ayıracak daha az zaman bulur” diyor.

Kadınların Yükü ve Psikolojik Etkiler

Bu durum, kadınların kendilerini değersiz hissetmelerine ve birçok “üzgün eşin” terapilere başvurmasına neden oluyor. Wired, aile danışmanlarıyla yaptığı görüşmelerde, bu olgunun giderek yaygınlaştığını ve sadece artmakla kalmayıp derinleştiğini tespit etti. Kadınlar yalnızca eşlerinin terk edilmesiyle değil, aynı zamanda AI endüstrisinin getirdiği belirsizlik ve kaosun psikolojik yükünü de taşıyorlar.

Rodgers, “İşini kaybetmek depresyona yol açabilir. Evde bir kişi olumsuz ruh haliyle mücadele ederken, diğerinin destek olması doğal bir durumdur” diyor.

AI’nın İlişkilerdeki “Ölüm Çanı”

Ram’in makalesinde de vurgulandığı gibi, bu durumun yol açtığı tiksinti hissi, ilişkiler için bir “ölüm çanı” niteliği taşıyor. Ram, “Eşimin bir dakika daha ‘Claude Code’dan bahsetmesini dinlesem, gerçekten ölebilirdim” diye yazıyor ve ekliyor:

“Evimizde artık iki bebek var: biri gerçek insan yavrusu, diğeri ise büyük dil modeli. Her ikisi de sürekli ilgiye ihtiyaç duyuyor ve ikisi de bizi gece 2’ye kadar ayakta tutuyor.”

AI’nın İstihdam Piyasasına Etkileri

AI’nın çalışma hayatına dair bir başka endişe verici gelişme de, AI nedeniyle işini kaybedenlerin karşılaşacağı zorluklar. Goldman Sachs’ın yakın zamanda yayınladığı bir rapora göre, AI’nin istihdam piyasasındaki etkileri giderek artıyor ve bu durum birçok kişi için ciddi ekonomik ve psikolojik sıkıntılara yol açabilir.

Kaynak: Futurism