Kömür, kullanılan en kirli yakıt konumunda bulunuyor. Enerji başına en fazla karbon emisyonunu üretirken, kömürdeki safsızlıklar kükürt dioksit aerosolleriyle birlikte nitröz ve nitrojen oksitlere de yol açıyor. Geride kalan kömür külü ise genellikle ağır metal bakımından zengin oluyor.
Kömürün yerini yenilenebilir enerji kaynaklarının almasının sağlık açısından faydaları, yeni tesis maliyetlerinin çok üzerinde değerlendiriliyor. Ancak yeni bir araştırma, kömür kaynaklı kirliliğin sağlık sorunlarının ötesine geçerek diğer enerji kaynaklarını da olumsuz etkilediğini gösteriyor.
Güneş Enerjisi Üretimini Engelleyen Faktörler
İngiltere merkezli bir araştırma ekibi tarafından yapılan çalışma, kömürün yanı sıra doğal kaynaklı aerosollerin de güneş panellerinden elde edilen enerjiyi önemli ölçüde azalttığını ortaya koydu. Bu durum, yılda yüzlerce teravatlık bir kayıpla sonuçlanıyor.
Araştırmacılar, küresel güneş tesislerinin envanterini oluşturmak için bilinen verileri yapay zeka destekli uydu görüntüleri ve konum kayıtlarıyla birleştirdi. Uydu görüntüleriyle tesislerin boyutları belirlenirken, konum bazlı hava verileri de enerji üretiminin tahmin edilmesinde kullanıldı.
Araştırmanın Önemi
Bu bulgular, temiz enerji geçişinin sadece emisyonları azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda mevcut yenilenebilir enerji kaynaklarının verimliliğini de artıracağını gösteriyor. Kömürün yol açtığı kirlilik, güneş enerjisi üretimini doğrudan olumsuz etkilediği için, kömür kullanımının azaltılması bu alandaki kayıpların önlenmesine yardımcı olabilir.