Washington Hilton'un bodrum katındaki balo salonunda bu cumartesi akşamı düzenlenecek olan Beyaz Saray Basın Yemeği, basın kuruluşlarının yıllık buluşması olarak biliniyor. Etkinlik, Birinci Değişiklik'in (ifade özgürlüğü) kutlanması ve dünyanın en güçlü kişisini takip etmekle görevli kurumlara saygı duruşunda bulunulması amacı taşıyor.
Ancak bu yılki organizasyon, bazı katılımcılar tarafından basın kuruluşlarının rutin olarak aşağılanmasına sahne olabilecek bir platform olarak görülüyor. Zira Donald Trump, ilk kez bu etkinliğe katılacak. Trump'ın, kendisine yönelik haberleri yapan medya kuruluşlarını onurlandırmak yerine, onları aşağılaması bekleniyor.
Trump'ın Basın Karşıtı Tavırları
Trump'ın medyaya yönelik saldırgan tavırları uzun süredir biliniyor:
- Gazetecileri “halkın düşmanları” olarak nitelendirdi.
- New York Times’ı “hainlik” ile suçladı.
- Bağımsız medya kuruluşlarına karşı onlarca hakaret davası açtı.
- Beyaz Saray basın havuzundan Associated Press’i yasakladı.
- Kamu yayıncılığına ayrılan 1,1 milyar dolarlık federal fonu kesti.
- Gazetecilerin tutuklanmasını destekledi.
Trump'ın bu etkinliğe katılımı bile, basına yönelik saldırılarını normalleştirebilir. Eski CNN muhabiri ve Washington büro şefi Frank Sesno, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Başkanlar genellikle şöyle bir mesaj verir: ‘Sizin yaptıklarınızı her zaman beğenmeyebilirim, hikayeleriniz bazen can sıkıcı olabiliyor, ama anlıyorum. Bu demokrasinin bir parçası ve saygı duyuyorum.’ Donald Trump böyle bir şey söylemedi. Bu yönetim, hoşlanmadıkları bir şey olduğunda gazeteciyi dava ediyor, haber kuruluşunu dava ediyor.”
Basın Yemeği'nin Geleceği Belirsiz
Beyaz Saray Basın Yemeği, başkanların basın özgürlüğüne saygı gösterdiklerini kamuoyuna duyurdukları bir platform olarak uzun yıllardır düzenleniyor. Ancak son yıllarda, Washington'un aşırı gösterişine dönüşen etkinlik, artık daha ciddi bir tartışmanın odağı haline geldi.
Bu yılki etkinlik, basın kuruluşlarının özgür basına yönelik küçümseyici bir yönetim karşısında nasıl bir duruş sergileyeceğini gösterecek. Ne yazık ki, birçok gazeteciyle yapılan görüşmelerde, durumun olumsuz sonuçlanabileceği endişesi dile getiriliyor.