Eski FBI Yetkilisi: Kurumda Siyasi Sadakat Testleri Uygulandı

Eski FBI Direktörü Brian Driscoll, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde kurumun ikinci en yetkili ismi olarak görevlendirildi. Ancak bir bürokratik hata sonucu, Şubat ayında Kash Patel’in Senato tarafından onaylanmasına kadar geçici FBI Direktörü olarak görev yaptı.

Driscoll, CNN’e yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin FBI’daki yetkililerden siyasi görüşlerini sorguladığını ve hatta Trump’a karşı oy kullananları tespit etmeye çalıştığını öne sürdü. Patel’in kendisine ilettiği koşullardan biri de, sosyal medyada aktif olmama ve Demokrat Parti’ye bağış yapmama şartıydı.

"Sırtımdaki tüyler diken diken oldu" diyen Driscoll, Patel’in FBI’nın eski yönetiminin Trump’ı hapsetmeye çalıştığını ve bunu unutmadığını söylediğini aktardı.

Beyaz Saray’dan Gelen Talepler ve Müdahale Girişimleri

Trump’ın göreve başlamasının ardından, Beyaz Saray FBI’dan 6 bin çalışanın Ocak 2021’deki Capitol baskını soruşturmasına katılan isimlerin listesini talep etti. Driscoll, bu talebi reddederek emirlere itaatsizlikle suçlandı. O dönem Adalet Bakanlığı yetkilisi Emil Bove’un, FBI’daki "kültürel çürüme" iddiasını öne sürmesiyle gerginlik tırmandı.

Driscoll, "Onlara bunun yanlış olduğunu söyledim" ifadesini kullandı. Kendisi Ağustos ayında görevden alındı, ancak FBI’daki temizlik operasyonu hâlâ devam ediyor. Driscoll’un iddialarına göre, kurum hâlâ Trump’ın gündemine tehdit olarak görülen çalışanları tasfiye etmeye çalışıyor. Bu kapsamda, Capitol baskını ve Trump’ın gizli belgeler soruşturmasıyla ilgili görev alan personel hedef alınıyor.

Üç Eski FBI Yetkilisi, Trump Yönetimini Mahkemeye Verdi

Driscoll, Trump yönetiminin kendisini de içinde barındıran bir grup eski FBI yetkilisinin, "intikam kampanyası" kapsamında görevden alındığını öne sürerek dava açtığını belirtti. Bu dava hâlen devam ediyor.

Driscoll’un Açıklamaları Neden Önemli?

Driscoll’un iddiaları, FBI’ın siyasi baskılara maruz kaldığını ve kurumun bağımsızlığının tehlikeye girdiğini gösteriyor. Eski yetkilinin açıklamaları, ABD’deki yargı ve güvenlik kurumlarının siyasi müdahalelere karşı ne kadar savunmasız olduğunu da ortaya koyuyor.