Kanada’nın en gizemli keşif seferlerinden biri olan Franklin Seferi, 1845 yılında İngiltere’nin kuzeybatı geçidini bulmak amacıyla yola çıkan HMS Erebus ve HMS Terror gemilerinin trajik sonuyla hafızalarda yer etmişti.

Arkeologlar, seferin mürettebatına ait kayıp kalıntıları DNA analizleriyle incelemeye devam ediyor. Son bulgular, daha önce tanımlanan mürettebat listesine dört yeni isim daha ekledi. Araştırma sonuçları, Journal of Archaeological Science ve Polar Record dergilerinde yayınlanan iki ayrı makalede detaylandırıldı.

Seferin Trajik Sonu

1845 yılında yola çıkan Franklin’in gemileri, 1846 yılında Victoria Boğazı’nda buzlara mahsur kaldı. 129 mürettebattan kurtulan olmadı. Seferin son durumu hakkında en güvenilir kayıtlar, Temmuz 1845’te Baffin Körfezi’nde iki balina gemisi kaptanı tarafından son kez görülmesiyle başlıyor.

Tarihçiler, mürettebatın kaderine dair en makul açıklamayı şöyle özetliyor:

  • 1845-1846 kışı: Mürettebat, Beechey Adası’nda kışı geçirdi ve burada üç mürettebatın mezarı bulundu.
  • 1846 Eylül: Gemiler, King William Adası açıklarında buzlara sıkıştı.
  • 11 Haziran 1847: Franklin’in ölümünden sonra komutayı devralan James Fitzjames, buzlara mahsur kalan gemilerden 105 kişiyle birlikte hayatta kalmaya çalıştı.
  • Sonuç: Mürettebatın büyük çoğunluğu, kış mevsiminde kamp kurarken ya da medeniyete ulaşmak için yürüyüşe geçerken hayatını kaybetti.

DNA Analizleriyle Aydınlanan Geçmiş

Franklin Seferi’nin kayıp mürettebatına ait kalıntılar, uzun yıllardır süren araştırmaların odak noktası. DNA teknolojisinin gelişmesiyle birlikte, geçtiğimiz yıllarda birçok mürettebat üyesinin kimliği belirlendi. Son araştırmalar, bu listeye dört yeni isim daha ekledi ve seferin gizemini biraz daha aydınlattı.

Bilim insanları, bu bulguların Franklin Seferi’nin trajik sonuna dair daha fazla ipucu sunabileceğini belirtiyor. Araştırmalar, buzullarda ve adalarda bulunan kalıntılar üzerinden devam ediyor.