Nashville’deki Temsilciler Meclisi’nde geçtiğimiz hafta kürsüye çıkan Tennessee Milletvekili Justin Jones, Cumhuriyetçi meslektaşlarını ABD tarihinin en nefret edilen ırkçı siyasetçilerinden Bull Connor ve George Wallace ile karşılaştırdı. Jones, “Tarih kitaplarında Bull Connor ve George Wallace ile birlikte anılacaksınız. Çocuklarınız, bu haritaları sunarak nerede durduğunuzdan utanacak” dedi.

Jones’un öfkesi haklı ve anlaşılırdı. Destekçileri için tamamen haklı bir tepkiydi. Ancak en azından şu an için, bu tepkinin siyasi bir karşılığı yoktu. Cumhuriyetçiler, Memphis’in çoğunluk siyahi bölgesini parçalamak için agresif adımlar attı. Bu hamle, siyahi Tennesseelilerin on yıllardır ilk kez Kongre’de temsil edilme şansını kaybetmesi anlamına geliyor.

Tennessee, Yüksek Mahkeme’nin 29 Nisan’da Seçim Hakları Yasası’nın 2. maddesini zayıflatması sonrasında Güney eyaletlerinde siyahi seçmenlerin siyasi gücünü azaltmaya yönelik hamlelerin hız kazandığı eyaletlerden biri oldu. Demokratlar arasında şok, öfke ve giderek artan bir umutsuzluk hakimken, acı bir gerçek de netleşiyor: Güney’de güç kaybetmemek için sadece ahlaki ve tarihsel çağrılara güvenmek yeterli değil.

Demokratlar için yeni bir yol haritası gerekiyor

Alabama merkezli Demokrat anketör Zac McCrary, “Bu durum Demokrat koalisyonunun ve seçmen profilinin temelden yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor” dedi. “Demokratların, uzun süredir karşılaşmadıkları bir şekilde stratejilerini baştan düşünmeleri gerekiyor.”

Bu yeniden değerlendirme sürecini anlamak için, bu yılki Cumhuriyetçi yeniden seçim dalgasının etkilediği eyaletlerdeki Demokrat operatörler ve yetkililerle görüşmeler yaptım. Tennessee, Mississippi, Alabama, Georgia, Güney Carolina ve Louisiana’daki Demokratlar, Cumhuriyetçilerin çizdiği seçim bölgelerinde nasıl rekabet edebileceklerini tartıştı.

Aday seçiminden başlayarak köklü değişiklikler

Henüz bazı eyaletlerde nihai seçim bölgelerinin nasıl şekilleneceği belirsiz olsa da, görüşülen Demokratlar arasında ortak bir görüş vardı: Parti, yaklaşımını kökten değiştirmeli. Bu değişimin ilk adımı, aday seçiminden geçiyor.

Operatörler, Demokratların ulusal parti çizgisinden oldukça farklı görüşlere sahip adayları desteklemesi gerektiğini vurguladı. Silah politikaları, göçmenlik ya da sosyal konular gibi alanlarda daha ılımlı veya yerel dinamiklere uygun adaylar belirlemek, Demokratlar için artık bir zorunluluk haline geldi. Bu, partinin katı ideolojik duruşlardan uzaklaşması ve ulusal partinin de bu değişime destek vermesi anlamına geliyor.

Yerel dinamikler ve ulusal destek

Demokratlar, Güney eyaletlerinde rekabet edebilmek için sadece yerel düzeyde değil, ulusal parti düzeyinde de köklü değişikliklere gitmeli. Bu, yerel sorunlara odaklanan, toplumun farklı kesimlerine hitap eden ve yerel seçim sistemlerinin gerçeklerine uygun stratejiler geliştirmek anlamına geliyor.

Güney’deki Demokratlar, artık sadece ahlaki duruş sergilemekle yetinemez. Siyasi gücü yeniden kazanmak için, yerel dinamiklere uygun adaylar belirlemeli, ulusal partiyle iş birliği yapmalı ve yerel seçim sistemlerinin gerçeklerine uygun stratejiler geliştirmeli. Aksi takdirde, siyahi seçmenlerin temsilini kaybetmekle kalmayacaklar, Güney’deki siyasi varlıklarını da tehlikeye atacaklar.