Dyslexia ile yaşayan ve her gün yazı yazmak zorunda olan biri için yazım hataları kabus haline gelmişti. E-postalarını "best" yerine "bet" ile imzalayan ya da "felt" yerine "left" yazan biri için bu durum, sürekli bir stres kaynağıydı. Çünkü toplumda yazım hataları, dikkatsizliğin, profesyonellikten yoksunluğun hatta yeteneksizliğin bir göstergesi olarak görülüyordu.
Ancak yapay zeka (AI) hayatımızı kusursuzlaştırırken, bu küçük hatalar aynı zamanda insan olmanın bir işareti haline geldi. Artık sadece AI’ya güvenmek yerine, yazdığımız metne gerçekten özen gösterdiğimizi gösteren bir unsur olarak görülmeye başladı. İşte tam da bu noktada, Harvard Business School öğrencisi ve Dorm Room Fund yatırım ortağı Ben Horwitz, bu paradoksa bir çözüm getirdi: Sinceerly.
Yapay zekanın aksine: Kasıtlı hatalarla daha insani e-postalar
Sinceerly, adını da ilginç bir şekilde "insan gibi" olmaktan alıyor. Horwitz, AI tarafından yazılan ve robot gibi duran e-postalardan bıkmıştı. Bu durumun, teknolojiyle olan karmaşık ilişkimize bir ayna tutabileceğini düşündü. Peki, AI kullanarak AI’ya karşı koyabilir miyiz? Bu sorudan yola çıkan Horwitz, son bir ayını ders aralarında geçirerek "anti-Grammarly" olarak adlandırdığı aracı geliştirdi. Adındaki kasıtlı yazım hatası da aslında marka uyumunun bir parçasıydı ve domain adı satın alırken Horwitz’e avantaj sağladı.
Nasıl çalışıyor?
Sinceerly, tarayıcı eklentisi olarak kullanıma sunuldu ve Grammarly’nin arayüzüne oldukça benzer bir tasarıma sahip. Araç, üç farklı düzeyde düzenleme sunuyor:
- Subtle (Hafif): Uzun ve teknik bir AI paragrafını kısaltarak daha akıcı hale getirir.
- Human (İnsani): Daha fazla kısaltma, argo ve kısaltmalar ekleyerek metni daha samimi hale getirir.
- CEO (Yönetici): Tüm kuralları hiçe sayarak, tamamen düzensiz bir metin oluşturur. Örneğin: "think we should connect. potential here. quick call this week? lmk Sent from my iPhone"
CEO’lar gerçekten böyle mi yazıyor?
Horwitz, aracı bir şaka olarak geliştirmiş olsa da, sonuçlar oldukça ilginçti. Fortune 500 listesindeki beş CEO’ya Sinceerly ile düzenlenmiş e-postalar gönderdi ve dördünden yanıt aldı. Gerçekleştirdiği testin tamamen bilimsel olmadığını kabul eden Horwitz, iki önemli sonuca ulaştı:
- Sinceerly, AI tarafından yazılan robotik metinleri CEO’ların cevap verebileceği düzeye getirdi.
- CEO’ların da gerçekten böyle yazdığı ortaya çıktı. Aldığı yanıtların çoğu on kelimenin altında ve iki tanesinde yazım hatası vardı. Hatta bir CEO, Horwitz’e "Larry" diye hitap etti.
İş dünyasında insan dokunuşu: Pazarlama stratejisi olarak hatalar
Horwitz’in aracı bir şaka olarak ortaya çıkmış olsa da, yazım hatalarının pazarlama stratejilerinde bile kullanıldığı biliniyor. Bir e-posta pazarlamacısı, konu satırlarına kasıtlı hatalar ekleyerek açılma oranlarını %40’a kadar artırdığını belirtti. Çünkü insanlar, kusursuz olmayan metinleri daha samimi ve güvenilir buluyor.
"Yapay zeka, metinlerimizi kusursuzlaştırırken, aslında insanlığımızı da kaybediyoruz. Sinceerly gibi araçlar, bize hataların da bir değer olduğunu hatırlatıyor."
Gelecekteki rolü ne olacak?
Sinceerly, şu anda bir deney aracı olarak görülse de, iş dünyasında insan dokunuşunu geri getirme potansiyeline sahip. Özellikle AI’nın giderek yaygınlaştığı bir dönemde, kişisel ve samimi iletişimin önemini vurguluyor. Horwitz’in de belirttiği gibi, "Eğer AI kullanıyorsak, neden AI’nın aksine bir şeyler kullanmayalım?"
Araç, henüz geliştirme aşamasında olsa da, gelecekte kurumsal iletişimde devrim yaratabilecek bir potansiyele sahip. Belki de yakında, CEO’ların ve yöneticilerin e-postalarında kasıtlı hatalar görmek sıradan bir durum haline gelecek.