New York, dünyanın en gürültülü şehirlerinden biri olarak bilinir. Taksilerin sürekli korna çalması, kalabalık sokaklar ve araçlardan yükselen yüksek sesli müzikler, çoğumuz için sadece bir gürültü kirliliği anlamına geliyor. Ancak bazıları için bu sesler, farkında olunmayan birer melodi kaynağına dönüşebiliyor.
Tasarımcı Joshua Wolk da bu sesleri müziğe çevirenlerden biri. Wolk'un geliştirdiği Train Jazz adlı interaktif web sitesi, New York metrosunun karmaşık ritimlerini caz müziğine dönüştürerek kullanıcılarına eşsiz bir deneyim sunuyor.
Veri tabanından ilham alan bir proje
Train Jazz projesi, Wolk'un New York City'nin ulaşım verilerini barındıran açık veri deposunu keşfetmesiyle başladı. Öncelikle, şehrin ulaşım sistemini sesiz bir harita olarak tasarlayan Wolk, projenin eksik kaldığını fark etti. “Müzik, bu eksik parçaydı” diyen Wolk, projesine müzikal bir boyut kazandırmaya karar verdi.
Sonuç olarak, her metro hattına farklı bir enstrüman atayan Wolk, kullanıcıların gerçek zamanlı olarak çalışan metro hattını görebilecekleri basitleştirilmiş bir harita oluşturdu. Her trenin konumuna göre çalınan notalar, şehrin hareketinin sesli bir tablosunu oluşturuyor.
Kullanıcı dostu ve bilgilendirici arayüz
Train Jazz sitesinde kullanıcılar, fareyle bir metro hattının sembolünün üzerine geldiğinde, o hatta ait tren sayısını ve hattın tarihçesini görebiliyor. Ayrıca her hat için belirlenen enstrüman hakkında da bilgi edinmek mümkün.
Wolk, her metro hattına atadığı enstrümanları ve sesleri belirlerken detaylı araştırmalar yaptı. Örneğin, F hattı için 51 trenin çalıştığını belirten Wolk, bu hattın ünlü bir şekilde güvenilmez olduğunu ve sesinin “bir nota tutamayan bir müzisyeni andırdığını” söylüyor. Benzer şekilde, Z hattı sadece yoğun saatlerde çalınan yumuşak marakas sesleriyle tanınıyor. Z hattının sesi, tüm gün boyunca çalışan J hattının sesinin sadece yarısı kadar güçlü.
“Uyum, yavaş bir koro içinde ilerliyor. Bir nota, trenin hattı boyunca bulunduğu konuma göre yerleştiriliyor. Yoğun saatlerde orkestra uzun notalarla doluyor; sabah 3'te ise sessizlikler uzuyor. Şu anda çalmakta olan parça, daha önce hiç çalınmadı ve bir daha çalınmayacak.”
Site, her 15 saniyede bir MTA'nın API'sinden aldığı verilerle güncelleniyor. Ayrıca, kullanıcının yakınındaki trenlerin sesleri diğerlerine göre daha yüksek duyuluyor. “Ayakta durduğunuz yerin bir portresini, içinde bulunduğunuz şehrin çalmasıyla dinliyorsunuz” ifadesi, projenin benzersizliğini özetliyor.
Gerçek dünyaya taşınması hedefleniyor
Train Jazz, bazen uyumsuz sesler çıkarsa da, sadece caz müziğinin sahip olduğu özgür ve güzel bir yapıya sahip. Wolk, projesini “üç saat boyunca dinleyebileceğim bir şey olana kadar tamamlanmış saymıyorum” diyerek, notaların akıcı bir şekilde ilerlemesine büyük özen gösterdiğini vurguluyor.
Wolk'un nihai hedefi, bu sanal projeyi gerçek dünyaya taşımak. “İnternet harika, ancak hayalim bu projeyi gerçek bir konser deneyimine dönüştürmek” diyen Wolk, gelecekte bu fikrini hayata geçirmeyi planlıyor.