ABD Başkanı Donald Trump’ın bu seçim yılında kürtaj konusunun gündemin merkezine yerleşmesini istemediği biliniyordu. Ancak ABD Yüksek Mahkemesi’nin kürtaj haplarıyla ilgili yeni bir dava sürecini hızlandırmaya yönelik kararları, Trump’ın elini kolunu bağlayan bir süreci başlattı. Louisiana eyaleti ve ilaç üreticileri, mifepristonun posta yoluyla reçete edilmesine ve dağıtılmasına ilişkin federal kuralları askıya alan kararın hızlandırılması için yüksek mahkemeye başvurdu.

Bu gelişme, Trump’ın kürtaj konusunda hem zamanlama hem de sonuçlar açısından ne kadar sınırlı bir kontrol sahibi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) konuya ilişkin sessiz kalması ve kurumun üst düzey bir yetkilisinin istifa etmek zorunda kalması da durumu daha karmaşık hale getirdi.

Yüksek Mahkeme’nin Kürtaj Haplarına İlişkin Kritik Kararı

Dava süreci, ABD’nin sağ kanadından bir yargıç olan Beşinci Daire Temyiz Mahkemesi’nin 1 Mayıs’ta aldığı kararla başladı. Mahkeme, FDA’nın mifepristonun tele-sağlık yoluyla reçete edilmesine ve posta yoluyla dağıtılmasına izin veren kurallarını ulusal çapta askıya aldı. Bu karar, kürtaj erişimini kökten değiştirebilecek potansiyele sahipti.

Yüksek Mahkeme Yargıcı Samuel Alito, 1 Mayıs’taki geçici durdurma kararını birkaç gün sonra genişleterek 14 Mayıs’a kadar uzattı. Bu süre uzatması, yüksek mahkemenin konuya ilişkin adım atma konusunda kararsız kaldığını gösteriyor. Zira dava, ABD genelinde kürtaj erişimini altüst edebilecek ve birçok gözlemcinin tahmin ettiğinden çok daha kısa sürede sonuçlanabilecek nitelikte.

Çelişkili Taraf Desteği ve Yasal Boşluklar

Geçtiğimiz hafta boyunca, yüksek mahkeme çeşitli grupların sunduğu amicus brief adı verilen belgelerle karşı karşıya kaldı. Bu belgelerde, çıkar çatışmaları ve farklı bakış açıları öne çıktı:

  • Eski FDA yetkilileri: Louisiana’nın ilaç düzenlemelerini bozmasının, yıllar veya on yıllar boyunca oluşturulan federal kuralları tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu.
  • Doktorlar ve üreme sağlığı savunucuları: Dünyanın dört bir yanından yapılan araştırmaların, kürtaj haplarının özellikle tele-sağlık yoluyla güvenli ve etkili olduğunu gösterdiğini vurguladı.
  • Muhafazakar gruplar: 150 yıllık Comstock Yasası’nı yeniden gündeme getirdi. Bu yasa, kürtaj araçlarının posta yoluyla gönderilmesini federal suç olarak tanımlıyordu. Yasayı canlandırmak, ülke genelinde çoğu kürtajın yasal erişimini sona erdirebilir ve hatta rahim içi araçlar (RİA) gibi diğer doğum kontrol yöntemlerini de tehdit edebilirdi.

Federal hükümetin ise konuya ilişkin herhangi bir görüş bildirmemesi dikkat çekti. FDA’nın yetkisini sorgulayan bir davada hükümetin sessiz kalması, yorumcular tarafından “olağanüstü bir durum” olarak değerlendirildi.

Louisiana’nın Hızlandırılmış Süre Talebi

Louisiana eyaleti, Yüksek Mahkeme’den acil bir karar talep etti. Eyalet yetkilileri, Beşinci Daire’nin mifepristonun posta yoluyla dağıtımını askıya alan kararının yürürlüğe girmesine izin verilmezse, davanın 2025-2026 dönemine ertelenmemesi gerektiğini ve mümkün olan en kısa sürede görüşülmesi gerektiğini belirtti. Bu sayede nihai karar, Haziran sonu veya Temmuz başlarında verilebilecekti.

İlaç üreticileri GenBioPro ve Danco Laboratories de benzer şekilde, davanın hızlandırılmış bir şekilde ele alınmasını talep etti. Bu talepler, zaten doğum hakkı, seçim güvenliği ve diğer tartışmalı konuların yer aldığı mevcut dönemde, kürtaj konusunun da acil olarak çözülmesi gerektiğini gösteriyor.

"Bu dava, ABD’nin kürtaj politikalarında köklü bir değişikliğe yol açabilir. Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar, milyonlarca kadının sağlık hakkını doğrudan etkileyecek."

Trump’ın Kürtaj Politikası Üzerindeki Etkisi

Trump’ın kürtaj konusunda net bir politika izleyememesi ve FDA’nın konuya ilişkin sessiz kalması, başkanın bu alandaki sınırlı etkisini ortaya koydu. ABD’nin kürtaj politikaları giderek daha fazla eyalet düzeyinde şekillenirken, federal hükümetin rolü belirsizleşiyor. Bu durum, kürtaj erişiminin geleceği hakkında milyonlarca kadını endişelendiriyor.

Uzmanlar, Yüksek Mahkeme’nin vereceği kararların, hem kürtaj hem de diğer üreme sağlığı hizmetleri üzerinde uzun vadeli etkileri olabileceği konusunda uyarıyor. ABD’de kürtaj konusu, seçim yılına rağmen giderek daha karmaşık ve belirsiz bir hal alıyor.