Başkan Donald Trump'ın kamu kaynaklarını zimmetine geçirme girişimleri arasında en dikkat çekici olanı, kendi liderliğindeki yürütme organına karşı açtığı mali davalardır. Trump, şimdi de bu davalardan birinde yakın zamanda anlaşmaya varmak üzere: Ocak ayında IRS'e karşı açtığı ve New York Times'a sızdırılan vergi kayıtları nedeniyle 10 milyar dolar tazminat talep ettiği dava.

Müzakere masasında her iki tarafın da yer aldığı bu süreçte, Trump'ın çok cömert bir anlaşmaya varmak üzere olduğu görülüyor. Bu da aslında Amerikan vergi mükelleflerinin açıkça soyulması anlamına geliyor.

Trump'ın Yönetimine Karşı Üç Mali Talebi

Trump'ın kendi yönetimine karşı açtığı üç önemli mali dava bulunuyor. İlk ikisi, 1946 tarihli Federal Haksız Fiil Talepleri Yasası kapsamında, ilk döneminin ardından Adalet Bakanlığı'na sunulan idari talepler. Bu talepler, hükümete dava tehdidiyle finansal tazminat talep etmek için yapılan girişimlerdir.

  • İlk idari talep (2023): Trump, FBI'nın Rusya bağlantıları soruşturmasındaki haksız fiil iddialarına dayanarak 115 milyon dolar talep etti.
  • İkinci idari talep (2024): Trump, Mar-a-Lago'daki belge aramasındaki haksız fiil iddialarına dayanarak yine 115 milyon dolar talep etti.

Toplamda 230 milyon dolarlık bir taleple ortaya çıkan bu idari talepler, Trump'ın 2025 Ocak ayında yeniden Beyaz Saray'a girmesiyle birlikte kendi Adalet Bakanlığı ile müzakere etmesi gereken bir durum haline geldi. Her iki talep de henüz sonuçlanmadı.

IRS Davası: Trump'ın En Zayıf Halkası

Trump'ın IRS'e karşı açtığı dava, diğerlerinden farklı olarak bağımsız bir unsur içeriyordu: Bağımsız bir bölge mahkemesi hakimi. Hakim Kathleen M. Williams, Başkan Barack Obama döneminde atanmış olsa da, Trump'ın kendi Adalet Bakanlığı'na dava açmasının ne kadar mantıksız olduğunu vurguladı.

24 Nisan'da hakim,

"Başkan Trump'ın kişisel kapasitede dava açtığını iddia etse de, o halen görevdeki başkandır ve karşı taraf olarak gösterilen kurumlar onun yönetimi altındadır."
ifadesiyle hem Adalet Bakanlığı'na hem de Trump'a, 20 Mayıs'a kadar "bu davada dava ve anlaşmazlık konusunun var olup olmadığına" ilişkin bir memorandum sunmalarını emretti. Ne Adalet Bakanlığı'nın ne de Trump'ın böyle bir memorandum sunmak istemediği açık.

Sonuç olarak, taraflar 20 Mayıs'tan önce anlaşmaya varmak için yarış içinde. Ve ilginç bir şekilde, Trump'ın davası zayıf olsa da, anlaşmaya varmak için oldukça yakın oldukları görülüyor.

The New York Times muhabirleri Andrew Duehren ve Alan Feuer'e göre, yapılmakta olan anlaşma, IRS'in Trump, ailesi ve işletmelerine yönelik herhangi bir vergi denetimini durdurmayı içeriyor. Bu yaklaşımın avantajı, Trump'ın bu paraları hayır kurumlarına bağışlayacağını iddia etmek zorunda kalmayacak olması. Ancak, böyle bir anlaşmanın parasal değeri belirsiz çünkü denetimlerin ne kadar ceza getireceği bilinmiyor.

Soru şu: Bu denetimler hala devam ediyor mu? Eğer öyleyse, bu anlaşma Trump'ın vergi mükelleflerinden milyarlarca dolar çekmesine izin verecek mi?