3 Mayıs tarihinde Washington DC’de olağanüstü bir tören gerçekleşti. Yüzlerce kişi ABD’nin başkentinin anıtları altında Kızıl Ordu askerlerinin portrelerini taşıyarak yürüdü. Çocuklar Sovyet bayrakları sallarken, canlı bir orkestra da İkinci Dünya Savaşı dönemine ait şarkıları II. Dünya Savaşı Anıtında çaldı. Etkinliğin izni Rusya’nın ABD Büyükelçiliği tarafından alınırken, DC Metropolitan Polisi de güvenlik sağladı.

Rus devlet medyası bu töreni, Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle birlikte tarihi gerçeğin de ABD’ye geri döndüğünün kanıtı olarak sundu. Etkinliğin organizatörlerinden biri Rusya devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “Rusya’yı seviyor, kahramanlarımızın anısını onurlandırıyoruz” dedi.

Benzer yürüyüşler Paris, Amsterdam ve Busan’da da düzenlendi. Berlin’de ise yetkililer, 8 ve 9 Mayıs’taki anma törenlerinde Sovyet savaş anıtları yakınında Sovyet bayrakları, Rus sembolleri ve askeri şarkıların yasaklanacağını duyurdu.

Moskova’da Zafer Günü Korku ve Endişeyle Karşılandı

Mayıs ayının 9’u, Rusya için onlarca yıldır en kutsal siyasi ritüel olarak kabul ediliyor. Bu tarih, zafer, vatanseverlik ve devlet gücünü tek bir dilde birleştiriyor. Ancak bu yıl, Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Ölümsüz Alay yürüyüşünün sadece “elektronik formatta” devam edeceğini açıklamak zorunda kaldı.

Bu yılki Zafer Günü’ne kadar geçen süre, son yılların en gergin dönemlerinden biri oldu. Kremlin, Rusya’nın başkentindeki geleneksel geçit törenini iptal ederek dijital ortama taşıdı. Askeri teçhizat da geçit töreninden çıkarıldı. Mayıs ayının 9’una yaklaşırken, Moskova genelinde mobil internet erişimi aralıklı olarak kesildi. St. Petersburg’daki izleyici sayısının binlerden sadece birkaç yüz kişiye düştüğü bildirildi. Kaliningrad’daki Zafer Geçit Töreni ise tamamen iptal edildi.

Rus medyası, Vladimir Putin’in Ukrayna’dan gelebilecek drone saldırıları ve suikast girişimleri korkusuyla korunaklı sığınaklara çekildiğine dair olağanüstü iddialar yayınladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı da yabancı hükümetlere, 9 Mayıs’taki kutlamalar öncesinde diplomatlarını Kiev’den tahliye etmeleri uyarısında bulundu ve Ukrayna’nın kutlamaları drone saldırılarıyla hedef alması durumunda misilleme tehdidinde bulundu.

Ardından, bir başka olağanüstü gelişme daha yaşandı: Volodymyr Zelensky, geçit töreninin devam etmesine “izin verdi”. Ukrayna devlet başkanı, geçici ateşkes görüşmeleri sonrasında mizahi bir üslupla yayınladığı kararnamede, Kızıl Meydan’ın Ukrayna’nın operasyonel saldırı planlarından geçici olarak hariç tutulduğunu açıkladı ve meydanın coğrafi koordinatlarını da listeledi.

İmparatorlukların Çöküşünden Fazla, Duygusal Mirasları Kalıyor

Tüm bu gelişmeleri izlerken, imparatorlukların yıkılmasının onların yarattığı duygusal sistemlerden daha kolay olup olmadığını sorgulamadan edemedim. Sovyetler Birliği, otuz yılı aşkın süre önce dağılmış olsa da, zafer, fedakarlık ve tarihsel mağduriyet üzerine kurulu mimari varlığını sürdürüyor. Bu miras, sınırları, diasporaları ve rakip siyasi projeleri aşarak küresel bir dil haline geldi.

Başlangıçta kurtuluş miti olarak ortaya çıkan bu anma kültürü, zamanla hükümetler, aktivistler, diasporalar ve rakip ideolojik hareketler arasında meşruiyet, mağduriyet ve aidiyet mücadelesinin bir aracına dönüştü.

Coda’da “Tarihi Yeniden Yazmak” başlıklı çalışmamızda, İkinci Dünya Savaşı’nın anılmasının Putin’in meşruiyet ve baskı mekanizmasının merkezinde nasıl yer aldığını yıllar boyunca izledik. Putin’in iktidara gelmesinden kısa süre sonra, Rus kamu kültürü Büyük Vatanseverlik Savaşı hikayeleriyle doygun hale geldi. Rus devlet televizyonunu izlemek, adeta tarihin yeniden yazıldığı bir propaganda makinesine şahit olmak gibiydi.

Kaynak: Coda Story