Joe Biden’in adı son zamanlarda siyaset gündeminde yeniden sıkça duyulmaya başladı. Oysa 2024 Temmuz’unda seçim kampanyasını geç de olsa sonlandırdığından beri, eski başkan kamuoyunun radarından neredeyse tamamen çıkmıştı.
Beyaz Saray’dan ayrılışının ardından alçakgönüllü bir profil çizen Biden’in bu tercihi oldukça yerindeydi. Zira 2024 seçimlerine katılma ısrarı, partisine ve ülkeye ciddi zarar verdi. Pek çok analist, Biden’in bu kararı olmasaydı Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesinin mümkün olmayabileceğini savunuyor.
Ancak Biden, her zaman olduğu gibi ışık huzmesinden uzak duramadı. Geçtiğimiz hafta iki önemli ön seçimde adaylara destek verdi. Bu adaylar, hem 2024 kampanyasında çalışmış hem de bu yılki seçimlerde Biden’dan destek talebinde bulunmuş isimlerdi.
Biden nostaljisi diğer yarışlara da sıçradı. Özellikle Kaliforniya’daki sıkışık valilik ön seçimlerinde, yükselen Xavier Becerra’nın sık sık Biden döneminde Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanı olarak görev yaptığını vurgulaması dikkat çekti.
Pandemi sonrası enflasyon, yaşlılık ve sağlık endişeleriyle gölgelenen Biden’in başkanlık onayı oranları, görevden ayrıldığında yüzde 30’ların altında seyrediyordu. Eski başkana yönelik olumlu algıda kısmi bir artış yaşansa da, bu büyük ölçüde halefi Trump’ın performansının daha da kötü görülmesinden kaynaklanıyor. Harvard CAPS/Harris anketine göre, seçmenlerin yüzde 51’i Trump’ın görevdeki performansının Biden’den daha kötü olduğunu düşünürken, sadece yüzde 49’u daha iyi bulduğunu belirtti.
Ancak bu durum, Biden’in başkanlığına yönelik toplumsal bir yeniden değerlendirme anlamına gelmiyor. Newsweek’in bu ay yaptığı bir ankete göre, seçmenlerin yalnızca yüzde 44’ü Biden’ı olumlu buluyor.
Peki Biden’in popülaritesi düşükse, ne önemi var? Çünkü şu anda Beyaz Saray’da Trump oturuyor. 2024 seçimlerini yeniden tartışmanın bir kazanımı olmasa da, Demokratların dikkatini çeken çok daha acil sorunlar var.
Göçmenler, LGBTQ bireyler, protestocular, yargıçlar, gazeteciler, federal çalışanlar ve dünya genelindeki ticaret savaşları ile savaşlar, Demokratların bu ara seçim döneminde ve sonrasında odaklanması gereken konular arasında yer alıyor. Geçmişin yeniden gündeme getirilmesi, gerektiği gibi, tali bir konu olarak kalmalı.
Ancak Biden’in beklenmedik şekilde yeniden siyasetin merkezine yerleşmesi, kolayca göz ardı edilebilir bir durum değil. Bu durum, Demokratlar için her seçimde potansiyel bir sorun haline geliyor. Biden’in desteği bazı adaylar için faydalı olsa da, partinin genelinde ciddi bir risk oluşturuyor.
Biden’in varlığı, Demokratların en güçlü mesajlarını bile gölgede bırakabilir:
- Trump’ın politikalarının günlük yaşam maliyetlerini nasıl artırdığına dair argüman,
- Trump’ın zihinsel yetersizliğinin ofise uygun olmadığına dair iddia.
Demokratların Biden hakkında konuşmak için hiçbir nedeni yok. Ancak eğer eski başkan seçim yarışlarında varlığını hissettirmeye devam ederse, partinin bunu görmezden gelmesi mümkün olmayacak. Bu, Demokratlar için kaçınılmaz bir tartışma konusu haline gelecek.