Demokrat Parti’nin önde gelen isimleri, 2028 seçimlerine hazırlanan potansiyel adaylara destek olmak ve gelecekteki bir Demokrat yönetimi dolduracak ulusal güvenlik uzmanlarını bir araya getirmek amacıyla etkili bir dış politika grubunu yeniden canlandırıyor.

National Security Action (NSA), grubun liderliğine eski Beyaz Saray ve Meclis danışmanı Maher Bitar’ı getirdi. Bitar, Sen. Adam Schiff’in (D-Kaliforniya) ulusal güvenlik danışmanı ve baş hukuk danışmanı olarak görev yaptı.

NSA’nın Rolü ve Geçmişi

2018 yılında kurulan NSA, Demokratların 2020 seçimlerindeki dış politika mesajlarına doğrudan katkıda bulundu ve Başkan Biden’ın ulusal güvenlik ekibinin büyük bölümünü oluşturdu. Bu ekip arasında eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan da yer aldı; Sullivan, NSA’nın kurucu ortaklarından biriydi.

Grup, 2028 seçimlerinde ve gelecekteki bir Demokrat yönetiminde benzer bir etki yaratmayı hedefliyor. Bitar, grup hakkında yaptığı açıklamada, NSA’nın “geri çekilmeler düzenleyeceğini, anket çalışmaları yürüteceğini ve partinin dış politika yaklaşımını şekillendirecek bir merkez olacağını” belirtti. Amacı, partiyi 2028 ve sonrası için hazırlamak.

Parti İçindeki Bölünmeler ve Yeni Yaklaşımlar

Ben Rhodes, NSA’nın kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi, grubun iki ana projesine dikkat çekti: “Birincisi, seçim kampanyalarında yer alacak ve gelecekteki bir Demokrat yönetimi dolduracak yetenekleri keşfetmek; ikincisi ise ileriye dönük ilerici ya da Demokrat dış politika fikirlerini geliştirmek.”

“Bir sonraki Demokrat yönetiminin Biden yönetiminden oldukça farklı görünmesi gerektiğine inanıyorum. Artık yetenekleri keşfetme ve yeni sesleri yükseltme zamanı.”

Rhodes’un da vurguladığı gibi, NSA’nın karşı karşıya olduğu en büyük zorluk, Demokrat Parti içindeki dış politika görüş ayrılıklarını yönetmek. Bu ayrılıklar, eski Başkan Trump’ın ilk dönemine göre çok daha derin.

Parti İçindeki Anahtar Tartışmalar

Son dönemde yapılan araştırmalar, Demokratların %80’inin İsrail’e olumsuz bakış açısına sahip olduğunu gösteriyor. Bu oran, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e saldırısından ve ardından başlayan savaşın ardından 2022’deki %53’lük orandan önemli ölçüde arttı. Parti içinde ayrıca gümrük tarifeleri, Çin ve yapay zeka gibi konularda da belirsizlikler bulunuyor.

Bu görüş ayrılıkları, partinin sol kanadında Biden yönetiminde görev alanlara karşı bir güvensizlik oluşmasına yol açtı. Geçtiğimiz ay, Senato’daki 47 Demokrat’tan 40’ı İsrail’e silah satışını engelleme yönünde oy kullandı. Bu oylamada, Beyaz Saray’a aday olarak ciddi şekilde değerlendirilen tüm Demokrat senatörler de yer aldı: Arizona’dan Mark Kelly ve Ruben Gallego, New Jersey’den Cory Booker, Michigan’dan Elissa Slotkin, Georgia’dan Jon Ossoff ve Connecticut’tan Chris Murphy.

Uzmanlardan Gelen Tepkiler

Jake Sullivan, Biden yönetiminden ayrıldıktan sonra NSA yönetim kuruluna yeniden katıldı ve konuyla ilgili şunları söyledi: “İsrail ile ilişkilerdeki merkez ağırlık değişti ve bu ilişkinin gelecekteki doğası hakkında bir tartışma olacak.”

“National Security Action bu tartışmayı çözmeyecek, ancak sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlamaya çalışacak. Trump 2.0 döneminde dış politika konusunda çok daha temel soruların yanıtlanması gerekecek.”

Rhodes ise “Trump’ın ilk döneminde parti içindeki bölünmelerin çok daha derin olduğunu” vurguladı ve ekledi: “Bu kez farklı bir yaklaşım gerekiyor.”

Kaynak: Axios