Fire Rover, endüstriyel yangınlara anında müdahale eden ve onları büyümeden durduran bir teknoloji şirketi olarak öne çıkıyor. Michigan’ın Farmington Hills kentinde faaliyet gösteren firma, son beş yıldır Inc. 5000 listesinde yer alıyor. Bu başarı öyküsünün merkezinde ise şirketin CEO’su Will Schmidt bulunuyor.
Kriz anında görevi devralmak
Schmidt’in Fire Rover ile tanışması 2018 yılının başlarında, henüz Pacific Western Bank’ta çalışırken katıldığı bir ticaret fuarında gerçekleşti. O dönemde henüz küçük bir şirket olan Fire Rover, onu derinden etkiledi. Detroit bölgesindeki merkezini ziyaret eden Schmidt, “O dönemde aklıma uyan bir iş modeli değildi — şirket oldukça küçüktü — ancak yine de iletişimde kalmaya karar verdim” diyor.
2018’in sonlarına doğru şirketin kurucusu Brad Gladstone’un vefat etmesiyle birlikte, Schmidt’ten şirkete destek olması istendi. Bu süreçte yaşanan görüşmeler, nihayetinde 2019 sonbaharında CEO olarak görevi devralmasına yol açtı. Schmidt, “Yatırım tarafında tavsiyeler vermekten, doğrudan ateşin içine girmeye karar verdik” şeklinde açıklıyor.
Yangın tespitinden baskıya: Teknolojinin iki temel ayağı
Fire Rover’un yangınla mücadele sistemi iki ana bileşenden oluşuyor: tespit ve baskılama.
- Tespit: Termal kameralar, ışık sensörleri ve duman algılayan yapay zeka destekli yazılımlar kullanılarak yangın erken aşamada tespit ediliyor.
- Baskılama: Uzaktan izleme sistemleriyle operatörler, yangının kaynağına yönelik hassas bir şekilde su püskürtme işlemini gerçekleştiriyor.
Schmidt, “Geleneksel yangın sprinkleri yangını algılayana kadar yaklaşık beş dakika geçiyor. Biz ise yangın henüz başlamadan müdahale ediyoruz. Bu sayede %88 daha az su kullanarak yangını söndürüyoruz. Böylece tesisler daha hızlı normale dönebiliyor, hem yangın hem de su hasarı en aza indiriliyor” diye açıklıyor.
İnovasyonun kalbi Detroit’in banliyösünde
Fire Rover’un hızla büyüyen bir teknoloji şirketi olması, inovasyonun genellikle San Francisco, Austin veya Boston gibi merkezlerle özdeşleştirildiği göz önüne alındığında şaşırtıcı görünebilir. Ancak Schmidt, Detroit’in banliyösünde faaliyet gösteren şirketin başarısının ardında güçlü bir bölgesel yetenek havuzu olduğunu vurguluyor. Mekanikçiler, elektrik mühendisleri ve tesisatçılar gibi uzmanlar, şirketin büyümesine önemli katkı sağlıyor.
CEO’luk görevi, Schmidt’in ailesiyle birlikte St. Louis’tan Detroit’e taşınmasını gerektirdi. Bu geçiş, COVID-19 salgınının başlamasıyla daha da karmaşık hale geldi. Ancak şirket için olumlu sonuçlar doğurdu. Schmidt’in göreve başlamasından bu yana Fire Rover, önemli ölçüde büyüdü. Şirketin çalışan sayısı altı katına çıktı ve işletme hacmi yaklaşık on kat arttı. Schmidt, “Artık kilit çalışanlarımız tatil yapma esnekliğine sahip” diyor.
Müşteri ilişkileri ve büyüme stratejisi
Schmidt’e göre, Fire Rover’un başarısındaki en önemli faktörlerden biri, atık yönetimi, hurda metal ve geri dönüşüm sektörlerindeki müşterilerle kurulan güçlü ilişkiler oldu. Bu sektörlerdeki endüstriyel yangın riski yüksek olduğundan, şirketin sunduğu çözümler büyük önem taşıyor. Ayrıca, satış fırsatları da hızla artıyor.
Fire Rover’un geleceğe yönelik hedefleri arasında teknolojisini daha da geliştirmek ve uluslararası pazarlara açılmak bulunuyor. Schmidt’in liderliğinde şirket, sadece yangınla mücadele alanında değil, aynı zamanda endüstriyel güvenlik ve verimlilik konularında da yenilikçi adımlar atmaya devam ediyor.