David Risher, Lyft'in CEO'su, çocukluğunda çim biçme ve oluk temizleme gibi işler yaptığını, ancak ilk sürekli işinin gazete dağıtımı olduğunu belirtiyor. Bugün bu iş nostaljik görünse de, o dönemde önemli bir geçiş ritüeliydi.
Risher, Maryland'in Chevy Chase bölgesinde, özellikle annesi tarafından büyütüldü ve çevresindeki en mütevazı evde yaşadı. Annesi, "Yoksul değildik, sadece çok paramız yoktu" derdi. 15 yaşındayken, Washington Post'un dağıtım işinin ayda 100 dolar ödediğini duyunca hemen başvurdu.
O dönem Washington Post, Watergate skandalıyla ün kazanmıştı ve her evin aboneliği vardı. Politikacılar, avukatlar, lobiciler ve çalışanlar sabah 6:30'a kadar gazetelerini bekliyordu. Risher, sadece gazeteyi kapıya bırakan çocuk olsa da, bu işin önemli olduğunu hissediyordu.
Sabah 5:30'da, haftanın yedi günü, çantasıyla yola koyuluyordu. Bu saatlerin kendisine netlik kattığını söylüyor: "Hiç kimse sizden bir şey istemiyor. Önünüzdeki iş ve sorumluluk var. Bu işi sevdim."
Çarşamba günleri ise kabus gibiydi. Safeway ve Giant süpermarketlerinin kupon ekleri, zaten ağır olan çantayı omuzlarında günlerce hissedilir hale getiriyordu. Yağmurda dağıtım yapmak ise çifte zorluktu. Ancak insanlar Post'u bekliyordu. Birisi kahvesini doldurup mutfak masasına oturduğunda, gazeteyi orada bulmalıydı. Hava yağmurlu olsa bile.
Geçmişe baktığında, bu işin kendisine sadece zamanında gelmeyi değil, çok daha fazlasını öğrettiğini fark ediyor. "Güvenilir olmak, saygının bir biçimidir" diyor. "Herkes görülmek ister. Birine söz verdiğinizde ve bunu yerine getirdiğinizde, ona şunu söylüyorsunuz: Seni görüyorum. Sen önemlisin."
Bu anlayış, bugün Lyft'te uyguladığı liderlik felsefesinin merkezinde yer alıyor. Her bir yolculuk, bir taahhüttür. Sabah 5'te yola çıkan bir sürücü, tıpkı gazete dağıtımındaki gibi aynı sözü yerine getiriyor: "Buradayım." Onlar, yolcularını havaalanına, hastaneye ya da iş görüşmesine götürüyor.
Risher, "Bu işin riskleri, 12 yaşındaki bir çocuğun Çarşamba gazetesini dağıtmasından çok daha büyük. Ancak benim taahhüdüm aynı: Haftanın yedi günü, günde 24 saat, yılda 365 gün, milyarlarca kez." diyor. "Bu ders, ne iş yaparsanız yapın değerlidir."
My First Job, önde gelen iş liderlerinin ilk işlerini ve bu deneyimlerden aldıkları dersleri paylaştıkları bir dizi haberin parçasıdır.