Marvel'in ikonik karakteri Spider-Man, bu kez 1930'ların New York'una ait karanlık ve sert bir hikayede karşımıza çıkıyor. Spider-Noir adıyla yayınlanan yeni dizi, klasik kara film unsurlarını süper kahraman maceralarıyla harmanlıyor. Projenin en dikkat çekici isimlerinden biri ise Nicolas Cage, karaktere hayat vermek için Humphrey Bogart'ın izinden gidiyor.

Cage, Den of Geek'e yaptığı açıklamada, Bogart'ın sert dedektif karakterlerine olan hayranlığını şu sözlerle paylaşıyor:

"Bogart'ın filmlerinde, özellikle The Big Sleep'de, diğer insanların kötü davranışlarına karşı eğlendiğini görürdünüz. Kötülüğe gülmek, onu eğlenceli bulmak gibi bir hali vardı. Ben de Spider-Noir'da biraz bunu yakalamaya çalıştım. Li Jun Li'nin canlandırdığı Cat Hardy tehlikeli bir şey yaptığında, Ben Reilly'in bunu eğlenceli bulmasını istedim. Tıpkı Bogart gibi, 'Ah, ne kadar da eğlenceli' diye düşünmesini sağlamaya çalıştım."

Dizinin showrunner'ı Oren Uziel, Cage'in film noir'a olan derin bağlılığını ilk okumalardan itibaren fark etmiş. Uziel, bir öğle yemeği sırasında Cage'in aniden Edward G. Robinson tarzında bir performans sergilediğini ve tüm sahneyi ezbere oynadığını anlatıyor. Uziel, Little Caesar, Scarlet Street ve Double Indemnity gibi klasiklere yaptığı göndermelerle Cage'in hayranlığını daha da pekiştirdiğini belirtiyor.

Uziel, projeden sorumlu olmaktan son derece mutlu olduğunu şu sözlerle ifade ediyor:

"Ben her zaman Spider-Man'i sevmişimdir, ama kara filmleri de hep çok sevmişimdir. Bana 1930'ların New York'una ait bir Spider-Man dizisi önerdiklerinde, 'Bu benim için yaratılmış bir proje' dedim. Lütfen bunu yapmama izin verin dedim."

Kara film tutkunu Uziel'in favorilerinden biri de The Third Man. 1949 yapımı bu film, savaş sonrası Viyana'sında geçen gizemli bir hikayeyi konu alıyor. Yönetmen Carol Reed ve senarist Graham Greene'in imzasını taşıyan film, Anton Karas'ın unutulmaz zither müziğiyle de hafızalara kazınmıştı. Uziel, filmin cazibesini şöyle anlatıyor:

"Orson Welles'in performansı, çekim tarzı, ilişkiler ve entrikalar... Hepsi savaş sonrası Viyana'sında geçiyor. Bu filmdeki romantizm ve atmosferden öylesine etkilenmiştim ki, biz de bazı sahneleri sevgiyle kopyaladık."

Lamorne Morris, dizide nadiren canlı aksiyonda gördüğümüz Joseph 'Robbie' Robertson karakterini canlandırıyor. Morris, karakterin Spider-Man'in destekçilerinden biri olduğunu ve bu rolün kendisi için özel bir anlam taşıdığını söylüyor:

"Robbie, aklı başında olan karakter. O, Spider-Man'in dünyasında dengeyi sağlayan kişi."