Londra merkezli finans devi Standard Chartered, tokenizasyon pazarının 2028 yılına kadar yaklaşık %5.600 oranında büyüyerek 2 trilyon dolara ulaşacağını öngördü. Bankanın küresel dijital varlıklar araştırma başkanı Geoffrey Kendrick, bu öngörünün merkezinde, gerçek dünya varlıklarının (hisse senetleri, tahviller, emtialar ve diğer fonlar) blokzincir üzerinde tokenleştirilerek işlem görmesine olanak tanıyan istikrarlı coinler aracılığıyla gelişen merkeziyetsiz finans (DeFi) kredilerinin yer aldığını belirtti.

Kendrick’in açıklaması, DeFi ekosistemindeki son dalgalanmalara rağmen geldi. Nisan ayında yaşanan KelpDAO sızıntısı, Ethereum tabanlı likit yeniden stake etme protokolünde yaklaşık 300 milyon dolarlık bir kayba yol açtı ve bu durum, merkeziyetsiz kredi platformu Aave’de bir banka koşusuna neden oldu. Aave, 17 milyar dolarlık mevduat ve 5,5 milyar dolarlık aktif krediyi kaybederek, “son yılların en şiddetli DeFi şoklarından biri” olarak nitelendirildi.

Sistemdeki istikrar çabaları, DeFi topluluğunun koordineli hareketiyle hız kazandı. Birçok DeFi protokolü ve şirket, sistemi stabilize etmek ve destek oranlarını yeniden tesis etmek amacıyla toplamda 300 milyon dolardan fazla kaynak topladı. Bu kriz, sistemdeki zayıflıkları ortaya çıkarsa da, tokenizasyonun uzun vadeli büyüme potansiyelini ortadan kaldırmadı.

DeFi ve Tokenizasyonun Geleceği

Kendrick’e göre, DeFi bankacılığına yönelik bir patlama bekleniyor. DeFi kredileri, geleneksel finans sistemine kıyasla “bileşim” (composability) prensibiyle daha düşük sermaye maliyetleri sunuyor. Bu sistemde, bir varlık aynı anda hem getiri elde etmek hem teminat olarak kullanılmak hem de ticarete konu olmak gibi çoklu roller üstlenebiliyor. Bu durum, risk artışı olmadan genel getirileri artırma potansiyeline sahip.

Geleneksel finans dünyasında ise aynı çoklu kullanım profili, sermayenin farklı aracılar (brokerlar, bankalar, emanetçiler) arasında dağıtılmasını gerektiriyor ve bu da maliyetleri ve sürtünmeyi artırıyor. DeFi’nin sunduğu avantajlar ise bu süreci çok daha verimli hale getiriyor:

  • Kredi platformları: Kullanıcıların getiri elde etmelerini ve kredi almalarını sağlıyor.
  • Likit stake etme: Varlıklar stake edilirken bile kullanılabilir kalmalarına olanak tanıyor.
  • Merkeziyetsiz borsalar: Ticaret için gerekli likiditeyi sağlıyor.

Kendrick’in vurguladığı gibi, “Kredi protokolleri bu ekosistemin merkezinde yer alıyor. Çoklu kullanım faaliyetleri arasında bağlantı kurmadan, bu sistemin işlemesi mümkün değil.”

“Tüm varlıklar ve altyapılar aynı defter üzerinde bulunuyor ve bu sayede engeller olmadan birbirleriyle etkileşime geçebiliyor.” — Geoffrey Kendrick, Standard Chartered Küresel Dijital Varlıklar Araştırma Başkanı
Kaynak: DL News