VC Baskısı Olmadan da Büyük Şirketler Kurulabilir
Günümüzde birçok girişimci, hızla büyümek için devasa miktarlarda risk sermayesi (VC) toplamak zorunda hissediyor. Oysa geçmişte durum böyle değildi. Dünyanın en değerli dört şirketinin, bugünkü standartlara göre neredeyse hiç VC fonu almadığını biliyor muydunuz?
Apple’ın IPO öncesinde 1 milyon doların altında fon topladığı tahmin ediliyor. Amazon yaklaşık 8 milyon dolar, Microsoft 1 milyon dolar ve Google ise 25 milyon dolar toplamıştı. Tüm bu rakamlar, enflasyon düzeltmesiyle yaklaşık 74 milyon dolara denk gelse de, günümüzde 14 trilyon dolarlık bir değere ulaşan bu şirketlerin toplamda 35 milyon doların altında fonla büyüdüğü gerçeği şaşırtıcı.
‘Hızla Büyü’ Modelinin Yükselişi ve Düşüşü
1997 yılında Kleiner Perkins’e katılan yazar, efsanevi ortak John Doerr tarafından ‘hızla büyü’ (ya da sonradan adlandırıldığı gibi ‘her bedeli ödeyerek büyüme’) modeliyle tanıştı. O dönemde Amazon henüz halka arz edilmişti ve bu model, girişimciler arasında yaygınlaşmaya başlamıştı.
Yazar, Stanford İşletme Okulu’nda okurken kendi şirketini kurmayı hedefliyordu. Ancak VC dünyasına girdikçe, ‘hızla büyüme’ modeline kendini kaptırdı. Kleiner Perkins’teki üç yılı, kariyerinin en heyecan verici dönemlerinden biriydi. Son projesi Google’a liderlik eden Doerr’in sağ kolu olarak görev yaptı ve Larry Page ile Sergey Brin’in yatırım sözleşmesini bizzat inceledi.
‘Her Bedeli Ödeyerek Büyüme’nin Bedeli
Ancak yazar, kendi şirketi Good Technology’yi kurmaya başladığında, bu modelin olumsuz yönlerini görmeye başladı. Kleiner Perkins ve Benchmark tarafından desteklenen şirketiyle, girişimci olarak üzerindeki baskıyı hissetti. O dönemde girişimcilerden beklenen, şirketin 20 milyar dolarlık bir değere ulaşmasıydı. Bu rakam, 2000’lerin başında neredeyse ulaşılmaz bir hedefti.
Yazar ve ekibi, başlangıçta Handspring’le rekabet eden bir dijital asistan pazarına odaklandı. İlk olarak Handspring Visor’a takılan bir MP3 çalar geliştirmeye başladılar. Ancak kısa sürede daha büyük bir fırsatın, kablosuz mesajlaşma ve e-posta, rehber ile takvimlerin cihaza anında senkronize edilmesi olduğunu fark ettiler. Bu hedef doğrultusunda çalışmaya başladılar.
‘Müşteri tabanımı gerçekten hizmet etmek yerine, hızla büyük bir şirket kurabilecek ‘büyük bir fikir’ arıyordum. Bu baskı, beni strese soktu ve uzun saatler çalışmaya zorladı.’
Daha Akıllı Bir Yol: Sermaye Verimliliği
Yazar, artık VC fonlarına bağımlı olmadan da başarılı şirketler kurulabileceğine inanıyor. ‘Hızla büyü’ modelinin yerini, müşteri odaklı, sermaye verimli bir yaklaşımın aldığını savunuyor. Bu yöntemle, şirketler daha sürdürülebilir bir şekilde büyüyebilir ve uzun vadede daha sağlam temellere sahip olabilir.
Günümüzde birçok girişimci, VC fonu toplamanın zorunlu olduğunu düşünüyor. Oysa Apple, Amazon, Microsoft ve Google gibi devlerin geçmişte gösterdiği gibi, daha az sermayeyle de dev şirketler kurulabilir. Önemli olan, doğru stratejiyi belirlemek ve müşteri ihtiyaçlarına odaklanmaktır.