Netflix’in yeni dizisi ‘Man on Fire’, 2004 yapımı Denzel Washington’un başrolünde olduğu filmden esinlenerek, Yahya Abdul-Mateen II’nin aksiyon yıldızlığını kanıtladığı bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. ABD’den Brezilya’ya taşınan hikaye, Abdul-Mateen’in hem fiziksel hem de duygusal derinlik gerektiren performansını öne çıkarıyor.

Abdul-Mateen, kariyerinde önemli adımlar atmaya devam ediyor. On yıl önce Netflix’in ‘The Get Down’ dizisinde Cadillac karakteriyle tanınan oyuncu, 2020 yılında ‘Watchmen’ dizisinde Doctor Manhattan rolüyle Emmy ödülü kazandı. Marvel’in ‘Wonder Man’ dizisinde de başrol oynayan Abdul-Mateen, bu kez ‘Man on Fire’ ile izleyicilerin karşısına çıkıyor. Dizi, onun ilk kez yönetici yapımcı olarak da görev aldığı bir proje olma özelliğini taşıyor.

Brezilya’nın Renkleri ve Gerilimin Yüksek Olduğu Bir Ortam

Denzel Washington’un John Creasy karakterini Meksika’da canlandırdığı filmden farklı olarak, Abdul-Mateen’in versiyonu Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde geçiyor. Bu değişiklik, hikayeye hem görsel zenginlik hem de yeni bir dinamik katıyor. Dizide Abdul-Mateen’in karakteri, Washington’un karanlık ve yıkıcı mizacını takip ederken, yedi bölüm boyunca kendi yorumunu geliştirme şansı buluyor.

Abdul-Mateen’in canlandırdığı Creasy, bu kez Billie Boullet’in Poe Rayburn karakterine bakmakla görevlendiriliyor. Poe, ilk iki filmdeki Dakota Fanning’in canlandırdığı 9-10 yaşındaki karakterden farklı olarak bir genç kız olarak karşımıza çıkıyor. Bu değişiklik, hikayenin tonunu ve etkisini değiştiriyor. Poe’nun babası Paul (Bobby Cannavale), Creasy’yi Brezilya’ya getirerek onun intihar girişimlerinden sonra yardım etmeyi amaçlıyor. Ancak Paul, Creasy’nin Poe’nun hayatında ne kadar önemli bir rol oynayacağını tahmin edemiyor.

Güvensizlik ve Tehlikeyle Dolu Bir Yolculuk

Dizinin başlarında Poe, Brezilya’da olmaktan dolayı mutsuz olan bir genç kız olarak karşımıza çıkıyor. Ancak zamanla anlıyor ki, asıl önemli olanın aile olduğunu fark ediyor. Poe ve Creasy, kim olduklarını bilemedikleri birtakım tehditlerle karşı karşıya kalıyorlar. Creasy, depresyonu ve sosyal kaygısını bastırarak, hem kendisinin hem de Poe’nun güvenliğini sağlamak için eski asker ve paralı asker becerilerini yeniden devreye sokmak zorunda kalıyor.

Yabancı bir ülkede olan Creasy’nin güvenilir müttefiklere ihtiyacı var. Neyse ki, Paul’un ayarladığı Valeria (Alice Braga) adlı sürücü, hem Brezilya’nın favelalarında hem de yeni karakterlerle hikayeye derinlik katıyor. Valeria’nın kızı Marina (Pamela Germano) ve favelalarda yaşayan Livro (Jefferson Baptista) gibi karakterler, Poe’nun güvenliği için yeni zorluklar ve belirsizlikler yaratıyor. Livro’nun kitaplara düşkünlüğü ve kardeşinin sert yaşam tarzı arasındaki çatışması, hikayeye ek bir gerilim katıyor.

Abdul-Mateen’in performansı, hem aksiyon sahnelerinde hem de karakterin içsel çatışmalarında dikkat çekiyor. Dizi, onun çok yönlülüğünü ve yeteneğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynak: The Wrap