ABD Yüksek Mahkemesi, 1965’ten bu yana federal düzeyde en önemli seçim koruma aracı olan Seçme Hakkı Yasası’nın Section 2 maddesini daraltan bir kararla, ülkenin siyasi geleceğini yeniden yazdı.

Karar, ABD’nin demografik yapısının 1965’ten bu yana köklü biçimde değiştiği bir dönemde geldi. Nüfusun sadece %59’unu beyazların oluşturduğu günümüzde, çok ırklı nüfus son on yılda %276 oranında artarken, Latin ve Asya kökenli seçmenler siyasi haritaları yeniden çiziyor. Bu değişim, özellikle Teksas, Georgia ve Arizona gibi eyaletlerdeki seçim dinamiklerini derinden etkiliyor.

Section 2 neyi değiştiriyor?

1965’te Jim Crow yasalarını sona erdiren ve Güney eyaletlerinde siyahi Amerikalılara seçme hakkı tanıyan Section 2, artık eyaletlerin siyasi sınırlarını yeniden çizerken ırk temelli ayrımcılığa karşı federal koruma sağlamıyor. Bu durum, özellikle Siyah çoğunluklu bölgelerin siyasi temsilini tehdit ediyor.

Uzmanlar ne diyor?

  • Sophia Lin Lakin (ACLU Seçme Hakkı Projesi Direktörü): “Bu karar, sivil haklar hareketinin mirasına derin bir ihanet.”
  • Derrick Johnson (NAACP Başkanı): “Yıkıcı bir darbe. Sistem manipülasyonuna yeşil ışık yakıyor.”
  • Yargıç Samuel Alito (çoğunluk görüşü): “Section 2, eyaletleri Anayasa’nın yasakladığı ırk temelli ayrımcılığa zorluyor.”
  • Yargıç Elena Kagan (muhalif görüş): “Bu karar, seçimlerdeki ırksal eşitliğin temel hakkını baltalıyor.”

Gelecekte ne olacak?

Uzmanlar, kararın 2026 ve 2028 seçimlerinde Siyah çoğunluklu bölgelerin kaderini belirleyeceğini öngörüyor. David Wasserman (The Cook Political Report): “Bu karar, 2028’de Güney eyaletlerindeki Siyah çoğunluklu bölgeler için felaket olabilir.”

Hukuki mücadeleler artık eyalet mahkemelerine, Kongre’ye ve gelecek seçimlere kayacak. Lakin’e göre: “Seçmen temsilinin geleceği, artık yasal korumalardan ziyade yasama organlarının iyi niyetine bağlı olacak.”

Kaynak: Axios