ABD’nin Georgia eyaletinde bir ilçenin hayvan kontrol müdürü olarak neredeyse on yıl görev yapan Lauren, mesleğinin getirdiği yoğun stres ve travmalarla mücadele etmek zorunda kaldı. Kendisi ve ekibi, hayvanlara yönelik ihmal, şiddet, köpek saldırıları ve hayvanların kaçması gibi acil durumlara müdahale etmekle yükümlüydü. Hayvanları kurtarmak, Lauren için hem bir tutku hem de bir yaşam amacıydı. Ancak bazı haftalarda, karşılaştıkları zulüm ve işin stresi dayanılmaz hale geliyordu.

Bu durum, 2024 yılının başlarında doruk noktasına ulaştı. Lauren, bir evde yaptığı incelemede, 27 tazı köpeğinin dondurucu soğukta dışarıda, barınaksız bir şekilde beklediğini gördü. Bu köpekler, av köpeği olarak yetiştirilmek üzere bakımsız bırakılmıştı. Yetkililer daha önce sahibine bu köpekler için barınak sağlamasını söylemişti, ancak herhangi bir iyileşme olmamıştı.

Lauren ve ekibi, bu köpekleri kurtarmak için iki seçenekle karşı karşıya kaldı: ya köpeklerin donarak ölmesine izin vereceklerdi ya da onları ilçe hayvan barınağına götürüp, hayvanlara yapılan zulüm soruşturması ve mahkeme süreci tamamlanana kadar barınakta tutacaklardı. Köpekleri kurtarmayı seçtiler. Ancak barınakta yer olmadığı için, 27 tazıyı barındırabilmek amacıyla o gün onlarca hayvanı uyutmak zorunda kaldılar.

Lauren, "Barınak çalışanı, o hayvanın üzerinde durup 'Bugün onun son günü mü?' diye karar vermek zorunda kalır. Üzgünüm, ama bazı kararlar asla unutulmaz; onları ömür boyu taşırsın" dedi. (Lauren, hassas konuları açıkça konuşabilmek için anonimlik talebinde bulundu.)

Bu olaydan sadece birkaç gün sonra, Lauren, iki köpeğin insanlara saldırması ve polis tarafından vurulması olayına müdahale etti. Köpeklerden biri hayatını kaybetti, diğeri ise veterinere götürüldü. Aynı dönemde, barınakta ciddi bir hastalık salgını da yaşanıyordu ve bir çalışanı da kaçak bir hayvanı yakalamaya çalışırken yaralandı.

Lauren, "Aynı anda tüm bunlarla nasıl başa çıkabilirim?" diye sordu. Bu olaylardan birkaç ay sonra istifa etti.

Hayvan barınak çalışanlarının karşılaştığı travmalar

ABD genelinde hayvan barınaklarında çalışanlar, sürekli olarak hayvanlara yönelik ihmal ve şiddet vakalarına tanık olmakta, ötanazi uygulamalarına katılmakta ve diğer stres faktörleriyle başa çıkmaktadır. Bu durum, çalışanlarda ciddi psikolojik travmalara yol açabilmektedir. 1980’lerden bu yana yapılan araştırmalar ve alanda çalışan birçok kişiyle yapılan görüşmeler, bu sorunun ne kadar yaygın olduğunu ortaya koymaktadır.

ABD’deki hayvan sahipliği sorunları

ABD’de evcil hayvan sahipliğiyle ilgili birçok sorun bulunmaktadır. Bunlar arasında hayvanlara yönelik ihmal ve şiddet, yavru fabrikaları, yetersiz veteriner bakımı, hayvanların sıkıntı çekmesi ve uzun süreli kapalı tutulmaları yer almaktadır. Ancak bu sorunların hayvan barınaklarında çalışanlar üzerindeki etkisi genellikle göz ardı edilmektedir.

"Barınak çalışanı, o hayvanın üzerinde durup 'Bugün onun son günü mü?' diye karar vermek zorunda kalır. Üzgünüm, ama bazı kararlar asla unutulmaz; onları ömür boyu taşırsın."

Çalışanların yaşadığı psikolojik baskı

Hayvan barınaklarında çalışanlar, sürekli olarak hayvanlara yapılan zulüm ve ihmal vakalarına tanık olmakta, ötanazi uygulamalarına katılmakta ve diğer stres faktörleriyle başa çıkmaktadır. Bu durum, çalışanlarda ciddi psikolojik travmalara yol açabilmektedir. Lauren’in yaşadığı gibi, birçok çalışan, mesleki travmalar nedeniyle istifa etmek zorunda kalmaktadır.

ABD’de hayvan barınaklarının durumu

ABD genelinde hayvan barınakları, sürekli olarak hayvan nüfusunun artması ve yetersiz kaynaklarla mücadele etmektedir. Bu durum, çalışanların üzerindeki baskıyı daha da artırmaktadır. Hayvanlara yapılan zulüm ve ihmal vakalarının artması, barınak çalışanlarının karşılaştığı travmaları da derinleştirmektedir.

Lauren’in yaşadığı olaylar, ABD genelinde hayvan barınaklarında çalışanların yaşadığı zorlukların sadece bir örneğidir. Bu meslek grubu, hayvanları koruma misyonunu sürdürürken, aynı zamanda kendi ruh sağlıklarını da korumak zorunda kalmaktadır.

Kaynak: Vox