Lightning Ağı’nda ‘Meksika Duruşu’: Kimse İlk Adımı Atamıyor

Bitcoin’in Lightning Ağı’nda likidite rotasındaki tüm düğümler, fonların yeniden dengelenmesini istiyor ancak hiçbiri ilk adımı atmak istemiyor. Bu ‘Meksika duruşu’, yıllardır devam eden ve düğüm operatörlerini kilitleyen bir sorun. Hiç kimse ilk adımı atmadan ne ödeme yapabiliyor ne de pasif kalabiliyor.

Bu durum, Lightning düğüm operatörlerinin ne ödeme yapmasını ne de beklemesini mümkün kılıyor. Sonuçta, kimse hareket edemiyor ve kimse kazanamıyor. Yaklaşık on yıldır süren araştırmalara rağmen, ağın en büyük ikinci katmanı olan Lightning Ağı, bu sorun nedeniyle sessizce güvenilirlik kaybediyor.

Yapısal Eğilim: Kanalların Tek Yöne Akması

Lightning Ağı, alternatif coinlere bağlı olmayan Bitcoin’in en büyük ikinci katmanı olmasına rağmen, kanalların likiditesinin tek yöne akma eğilimi bulunuyor. Para, genellikle göndericilerden (örneğin Bitcoin kabul eden tüccarlar) yapısal alıcılara doğru akıyor. Bu da düğüm operatörlerinin kanallarının bir tarafında Bitcoin birikirken diğer tarafında boşalmasına neden oluyor.

Her iki yönde de ödeme yapamayan bir kanal, efektif olarak yarı yarıya çalışamaz hale geliyor. Aralık 2025’te Lightning Ağı’nın toplam kapasitesi yaklaşık 5.600 BTC’ye ulaşmıştı, ancak bu artış büyük ölçüde Binance ve OKX gibi borsalardan yapılan kurumsal depozitolarla sağlandı. Yılbaşından bu yana ise kapasite 4.884 BTC’ye düştü.

Kanal Sayısı Yarı Yarıya Azaldı

Ödeme kanallarının sayısı da Haziran 2023’te 80.000’in üzerindeyken bugün yaklaşık 45.000’e düştü. Likidite, giderek daralan bir grafik üzerinde dengesiz kanallarda yoğunlaşıyor. Bu da ağın genel verimliliğini olumsuz etkiliyor.

Çözüm Basit Ama Uygulanması Zor

En basit çözüm, hiç kimsenin başlatmak istemediği bir işlem: René Pickhardt gibi önde gelen Lightning araştırmacıları, kanalların zamanla boşalmasının ana nedeninin mevcut protokol tasarımındaki bencil yönlendirme davranışı olduğunu belirtiyor. Pickhardt’a göre, herhangi bir ödeme bağlantısının uzun vadede boşalmaması için sadece yüzde 50 şansı var.

Araştırmacılar, basit ama bulunması zor bir çözüm öneriyor: Birbirine bağlı düğümlerden oluşan dairesel bir ödeme yolunda, her düğüm aynı yönde likidite dengesizliğine sahipse, tüm düğümler aynı anda Bitcoin’i döndürerek kanalları yeniden dengeleyebilir. Böylece herkes fayda sağlardı.

"Mevcut protokol tasarımında, kanalların zamanla boşalması bekleniyor. Bu, düğüm operatörlerinin bireysel çıkarlarıyla çelişiyor."

René Pickhardt, Lightning Ağı araştırmacısı

‘Meksika Duruşu’: Kim Önce Hareket Edecek?

Sorun şu ki, kimse ilk adımı atmak istemiyor. Lightning Ağı’nda Bitcoin göndermek maliyetli. Dairesel bir yeniden dengeleme işlemi başlatan düğüm, diğer tüm düğümlere yönlendirme ücreti ödemek zorunda. Eğer beklerse, diğer düğümler ücretsiz olarak yeniden dengeleme yapabilir ve ücreti cebine indirebilir.

Her düğüm operatörü, tüm düğümler aynı anda hareket ederse en fazla faydayı sağlayacağını bilir. Ancak bireysel olarak, başkalarının ilk adımı atmasını beklemek daha karlı görünüyor. Bu da klasik bir ‘Meksika duruşu’ yaratıyor.

Gerçek Bitcoin Gerçeği

Lightning Ağı’nın sunduğu avantajlar ve dezavantajlar, Bitcoin’in gerçek dünyadaki kullanımında önemli bir rol oynuyor. Ancak bu yapısal sorunlar, ağın potansiyelini tam olarak kullanmasını engelliyor. Araştırmacılar ve geliştiriciler, bu sorunu çözmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Kaynak: Protos