ICE’nin Göçmen Depolama Operasyonu: 45 Milyar Dolarlık Yatırım
Başkan Donald Trump’un ikinci döneminde yaptığı konuşmada, "Tüm yasadışı girişler derhal durdurulacak ve milyonlarca suçlu göçmen geldikleri yere geri gönderilecek" demişti. Bu hedef doğrultusunda ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE), günde en az 3.000 kişiyi sınır dışı etmeyi planladı. Ancak o dönemde ICE’nin sadece 41.000 kişilik kapasitesi bulunuyordu. Bu hedefe ulaşmak için ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), ülke genelinde yüzlerce tesis satın alarak bunları göçmen depolama merkezlerine dönüştürdü.
Yerel Topluluklar Endişeli
ICE, bu tesisleri "depo" olarak tanımlamaktan kaçınıyor ve onları "düzenli gözetim tesisleri" olarak adlandırıyor. Ancak gerçek şu ki, bu tesislerin çoğu terk edilmiş endüstriyel binalardan dönüştürülmüş durumda. Bu tesislerde insanların depolanması, hem insan hakları ihlali hem de yüksek maliyet anlamına geliyor.
45 Milyar Dolarlık Yatırımın Ayrıntıları
2025 yılında kabul edilen "One Big Beautiful Bill Act" ile ICE’ye 10.000 yeni göçmenlik memuru kadrosu ve 45 milyar dolarlık bütçe verildi. Bu bütçeyle ICE’nin günlük ortalama 100.000 göçmeni barındırabilecek kapasiteye ulaşması hedeflendi. Bakanlık, bu tesislerin Kasım ayına kadar hizmete girmesini planlıyor.
DHS belgelerine göre, ICE’nin planı 34 tesislik bir ağ oluşturmak ve toplam 92.600 kişilik kapasiteye ulaşmak. Bu tesisler arasında:
- 8 büyük gözetim merkezi
- 16 geçici işlem tesisi (her biri 1.500 kişilik kapasiteye sahip)
- Yemekhaneler, çamaşırhaneler, silah poligonları ve 10.000 kişilik konaklama alanları
İnsan Hakları ve Yerel Tepkiler
ICE’nin tesislerinde yaşanan insan hakları ihlalleri uzun süredir gündemde. Örneğin, Montana’daki Camp East adlı tesisin sadece 50 günlük süresinde yaşanan olumsuz koşullar rapor edildi. Yerel topluluklar, bu tesislerin inşa edildiği bölgelerde artan suç oranları ve maliyetler nedeniyle endişeli.
"Bu tesisler, insanları depolamak için tasarlanmış endüstriyel binalardan başka bir şey değil. Ne kadar 'düzenli' olurlarsa olsunlar, insan onuruna yakışmayan koşullar sunuyorlar."
Gelecekteki Riskler
ICE’nin bu hızlı genişlemesi, yerel yönetimler ve topluluklar üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Uzmanlar, bu tesislerin uzun vadede hem maliyetli hem de toplumsal huzursuzluklara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, bu tesislerin göçmenlerin haklarını ne ölçüde koruyacağı da belirsizliğini koruyor.