ABD'de anayasa hukuku alanında ders kitaplarının temelini oluşturan önemli kararlar, son yıllarda köklü değişikliklere yol açtı. Bruen, Dobbs ve SFFA gibi kararlar, silah kontrolü, kürtaj ve pozitif ayrımcılık gibi konularda hukuki çerçeveyi yeniden şekillendirdi. Ancak bu teorik değişikliklerin pratikte ne kadar etkili olduğu tartışma konusu.

Randy Barnett ile birlikte hazırladığımız Anayasa Hukuku ders kitabının beşinci baskısının son aşamalarındayız. Haziran ayında karara bağlanan son davaların da eklenmesiyle kitap tamamlanacak. 2021 yılında yayınlanan dördüncü baskıdan bu yana hukuk alanında önemli gelişmeler yaşandı, ancak temel prensipler büyük ölçüde aynı kaldı.

Sınıflarda öğrencilere öğretilen anayasa hukuku ile uygulamada karşılaşılan gerçeklik arasında önemli farklar bulunuyor. Öğrenciler, Bruen kararının silah kontrol yasalarına getirdiği katı inceleme standardını, Dobbs kararının kürtaj konusunu eyaletlere bıraktığını ve SFFA kararının ise pozitif ayrımcılığı neredeyse ortadan kaldırdığını okuyor. Bu kararların 2022 ve 2023 yıllarında alınması, anayasa hukukunun silahlar, kürtaj ve ırksal tercihler konusunda bir gecede değiştiği izlenimi yaratıyor.

Ancak gerçeklik çok farklı. Bruen kararından sadece bir yıl sonra alınan Rahimi kararı, silah kontrol yasalarına ilişkin katı testin gevşetilmesine yol açtı. Silah yasalarında neredeyse hiçbir değişiklik olmadı. Mavi eyaletler, birçok engel ve yükümlülükle birlikte 'şartlı taşıma' rejimlerini uygulamaya devam etti. Yüksek Mahkeme ayrıca, İkinci Değişiklik kapsamındaki hassas yerlerin kapsamı ve silah türleriyle ilgili herhangi bir davayı reddetti. Bu dönemde görüşülen Hemani ve Wolford davaları, silah sahipleri için çok az önem taşıyan marjinal konularla ilgiliydi.

Pozitif ayrımcılık konusunda da benzer bir durum söz konusu. SFFA kararının ardından, Boston'daki seçkin bir devlet okulunda uygulanan pozitif ayrımcılık politikasına karşı açılan Boston Parent Coalition for Academic Excellence Corp. v. The School Committee For the City of Boston (2024) davası, Yüksek Mahkeme tarafından reddedildi. Bu dava, SFFA kararını atlatmaya çalışan net bir pozitif ayrımcılık örneğiydi. Yargıçlar Thomas ve Alito, davanın görüşülmesi için gerekli onayı verirken, Yargıçlar Gorsuch, Kavanaugh ve Barrett sessiz kaldı.

Manhattan Institute tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre, seçkin üniversitelere kabul edilen azınlık öğrenci oranlarında önemli bir değişiklik olmadı. Harvard ve diğer kurumların felaket senaryolarına rağmen, veriler bu öngörüleri doğrulamıyor. Yargıç Kagan'ın Harvard'da siyah öğrencilerin hiç olmaması durumunda neler olabileceğine dair hipotezi de bu verilerle çelişiyor. Üniversitelerin SFFA kararını atlatmak için çeşitli yöntemler geliştirdiği görülüyor, ancak bu konuda net bir veri bulunmuyor. Yüksek Mahkeme'nin bu tartışmaya yeniden dahil olma olasığı düşük görünüyor.

Kürtaj konusu ise daha karmaşık bir seyir izliyor. Dobbs kararının ardından doktorlar, kırmızı eyaletlere mifepriston göndermeye başladı ve mavi eyaletler de bu doktorları koruyan yasalar çıkardı. Dobbs kararı, kürtajın eyaletlerin kararına bırakıldığını belirtmesine rağmen, mavi eyaletlerden kırmızı eyaletlere gönderilen kürtaj hapları nedeniyle kırmızı eyaletlerdeki kürtaj sayısı arttı. Kalkan yasası konusu henüz Yüksek Mahkeme'ye taşınmadı, ancak Mahkeme'nin bu konuda da müdahale etmeyeceği tahmin ediliyor. Bu akşam ise Mahkeme, Danco Laboratories v. Louisiana davasında 7-2'lik bir çoğunlukla Beşinci Daire'nin kararını askıya aldı ve herhangi bir açıklama yapmadı.

Kaynak: Reason