Jack Holden ve Ed Stambollouian, Londra’daki başarılı performanslarının ardından ABD’ye taşıdıkları ‘Kenrex’ adlı tek adam oyunuyla New York sahnesinde dikkat çekiyor. Lucille Lortel Tiyatrosu’nda perdelerini açan oyun, 1981 yılında Missouri’nin Skidmore kasabasında yaşanan gerçek bir suç hikayesini konu alıyor.

Holden, sahnede sadece bir karakteri değil, kasabanın sakinlerinden savcıya kadar 20’den fazla farklı rolü canlandırıyor. Müzikal eşlik ise John Patrick Elliott tarafından canlı olarak gerçekleştiriliyor. Oyun, ABD’nin taşra aksanlarını ve kanunsuzluğunu sahneye taşırken, gerçek bir suç gerilimini izleyiciye sunuyor.

ABD’nin Karanlık Kahramanı: Ken Rex McElroy

‘Kenrex’, 1981 yılında Skidmore kasabasını dehşete düşüren Ken Rex McElroy’un hikayesini anlatıyor. McElroy, kasaba halkını yıllarca terörize etmiş, ancak yasal sistemden kaçmayı başarmıştı. Sonunda, kasaba sakinleri kendi adaletlerini kendileri uygulamaya karar verdi. McElroy’un öldürülmesiyle sonuçlanan olaylar, ABD’nin kanunsuzlukla mücadelede yaşadığı zorlukları gözler önüne seriyor.

Oyun, Kansas City’den bir savcının McElroy’u hapse atmak için verdiği mücadeleyle başlıyor. Savcı, Kansas City’li olduğu için aksan kullanmazken, kasaba halkı—özellikle McElroy—Loretta Lynn tarzı bir aksanla konuşuyor. Bu aksanlar, ABD’nin taşra kültürünü yansıtsa da, bazı izleyiciler için rahatsız edici olabiliyor.

Tek Adam Oyunculuğunun Zorlukları

Holden, sadece birden fazla karakteri canlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda sahneyi de değiştiriyor. Anisha Fields’in tasarladığı dekorasyon, hareketli bir kapı, tekerlekli merdivenler ve mikrofonlar içeriyor. Stambollouian’ın yönetimindeki oyun, ışıklandırma ve efektlerle de dikkat çekiyor. Joshua Pharo’nun tasarladığı kamyon başlıkları ve kuru buz efektleri, şiddet sahnelerini daha da etkileyici hale getiriyor.

Holden’ın performansı, tek adam oyunculuğunun ne kadar zorlayıcı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Tıpkı Andrew Scott’un ‘Vanya’ ve Sarah Snook’un ‘The Picture of Dorian Gray’ performanslarında olduğu gibi, Holden da fiziksel ve zihinsel olarak yoğun bir çaba sarf ediyor. Oyun, karakter geçişlerinde biraz yapaylık hissi verse de, Holden’ın McElroy’u canlandırışı oldukça güçlü ve korkutucu.

‘Kenrex’, ABD’nin kanunsuzlukla mücadeledeki karmaşasını ve taşra kültürünün derinliklerini başarıyla sahneye taşıyor. Holden’ın performansı, tek adam oyunculuğunun sınırlarını zorlarken, izleyiciyi de etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor.

Oyunun Başarısı ve Ödülleri

Londra’daki Olivier Ödülleri tarafından 2026 yılında en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görülen Holden, ‘Kenrex’teki performansıyla da büyük beğeni topladı. Bryan Cranston’ın ‘All My Sons’ ve Sean Hayes’in ‘Good Night, Oscar’ performanslarını geride bırakarak ödülü kazandı. Holden’ın McElroy’u canlandırışı, ABD’nin karanlık geçmişine dair unutulmaz bir anlatım sunuyor.

Kaynak: The Wrap