Kansas'ın kuzeydoğusunda yer alan Highland bölgesindeki yaklaşık 2 bin 500 dönümlük arazisinde çiftçilik yapan Brett Neibling, ofisinin kapısına yaslanmış, hasat edilen ürünleri depolara taşıyan makineleri ve mısır kurutma sistemlerini kontrol eden bilgisayarları izliyordu. Küçük ofisi, klimalı bir odadan ibaretti; duvarında bir beyaz tahta ve etrafta birkaç tabure yer alıyordu. Kapının dışında ise kahverengi bir Labrador olan köpeği tembel tembel yatıyordu.

Neibling'in çiftliği, bu ofiste aldığı kararlarla ayakta kalıyordu. Sağındaki makine hasat edilen ürünleri belirli silolara aktarırken, solundaki cihaz mısırın kurutulmasını sağlıyordu. Bu süreç, ürünlerin satışa hazır hale gelmesi için zorunluydu. Ofis, aynı zamanda Neibling'in ailesinin geçimini sağlayan bir aile işletmesini yönetme yeriyidi.

Soya fasulyesi üreticileri, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde ciddi darbe aldı. Başkanın geçen yıl yeniden göreve başlamasının ardından başlattığı küresel ticaret savaşları, ABD tarım ürünlerine yönelik büyük ölçüde misilleme gümrük vergilerinin uygulanmasına yol açtı. Çin başta olmak üzere birçok büyük tüketici ülke, ABD'den ithal edilen ürünlere yüksek gümrük vergileri koydu. İran ile artan gerilimler ise durumu daha da kötüleştirdi: Mart ayında Hormuz Boğazı'nın kapanması, küresel ticaretin önemli bir geçiş noktasının kapanması anlamına geliyordu ve bu durum petrol ile gübre fiyatlarında ciddi artışlara neden oldu.

Mart ayının sonlarında son derece rüzgarlı bir günde Neibling ile görüşen gazeteci, çiftçinin mevcut ekonomik durumu defalarca 'zor' kelimesiyle tanımladığını aktardı. Bu zorluklar, Trump'ın kaotik sosyal medya paylaşımlarıyla daha da katlanıyordu; çünkü bu paylaşımlar, milyarlarca dolarlık piyasa hareketlerine anında neden olabiliyordu. Kansas Soya Fasulyesi Birliği Başkanı olan Neibling, 'Bazen piyasaların tweetlere göre hareket ettiğini düşünüyorum' dedi.

Bazı çiftçiler, durumun Trump'ın ilk döneminde Çin ile yaşanan 2018 ticaret savaşından bile daha ağır olduğunu belirtiyor. O dönemde Kansaslı çiftçiler, soya fasulyesi ve sorgum gibi önemli ürünlerden yaklaşık 1 milyar dolar kaybetmişti.

2025'in ilk sekiz ayında Çin'e yapılan soya fasulyesi ihracatı, bir önceki yıla göre dörtte bir oranında düştü. Mayıs sonunda başlayan ve Kasım 2025'e kadar süren dönemde ise ABD, Çin'e hiç soya fasulyesi ihraç edemedi. Dünyanın en büyük soya fasulyesi üreticisi olan Brezilya, şimdi Çin'in soya fasulyesi ihtiyacının büyük bir kısmını karşılıyor.

'Soya fasulyesini artık ticaret konusu olarak değil, jeopolitik bir piyon olarak görüyoruz' diyen Illinois Üniversitesi Tarım ve Tüketici Ekonomileri Bölümü'nde hukuk ve politika doçenti Jonathan Coppess, durumu şöyle özetledi:

'Soya fasulyesi, Trump'ın ikinci döneminde basit bir ticari ürün olmaktan çıktı. Artık küresel ticaret savaşının ve Çin ile yaşanan mücadelenin merkezinde yer alıyor. Bu mücadele, jeopolitik geleceğimizi şekillendirecek bir unsur haline geldi.'

Neibling'in ailesinin sahip olduğu gibi aile çiftlikleri, başkanın ekonomik ve dış politikalarının sıradan Amerikalılar üzerindeki maliyet ve sonuçlarını gözler önüne seriyor. Herkes için fiyatlar yükselirken, çiftçiler bu durumdan en ağır şekilde etkilenen grup oldu. Küresel kararlar artık yerel düzeyde hissedilir hale geldi. Trump yönetiminin aldığı kararlar geçici olsa da, sonuçları uzun vadeli olacak.