SpaceX, bu yılın başında Federal İletişim Komisyonu'na (FCC) sunduğu başvuruda, bir milyon uydu veri merkezini yörüngeye yerleştirme planını açıkladı. Şirket, projenin çevresel etkisinin olmadığını savunurken, Elon Musk da konuyu basitleştirerek, "Uzayda her zaman güneş var" ifadesini kullandı ve yörünge veri merkezlerinin "açık ara en iyi ölçeklendirme yöntemi" olduğunu savundu.

Ancak araştırmacılar, bu iddiaların çok daha karmaşık olduğunu vurguluyor. Yörünge veri merkezleri teorik olarak sürekli güneş enerjisiyle çalışabilse de, çevresel maliyetler sadece elektrik tüketimiyle sınırlı değil. Kuzeyumbria Üniversitesi'nde araştırmacı olan Peter Howson, yakın zamanda yayımladığı bir makalede, uzay tabanlı bilişim altyapısının risklerini ve zorluklarını ele aldı. Howson, "Sosyal ve çevresel sonuçlar, yer tabanlı alternatiflerle karşılaştırdığımızda çok daha büyük" dedi.

Fırlatma emisyonları: Küçük bir şehrin yıllık kirliliği

Her bir roket fırlatması, önemli miktarda emisyon salıyor. Örneğin, tek bir SpaceX Starship fırlatması yaklaşık bir kiloton sıvı metan yakıyor ve bu da küçük bir şehrin bir yılda ürettiği iklim kirliliğine eşdeğer. Roketlerden yayılan siyah is parçacıkları, üst atmosferde uzun süre kalabiliyor ve yer seviyesindeki aynı kirliliğe kıyasla küresel ısınmaya çok daha fazla katkıda bulunuyor.

Howson, "Bir arabanın egzozundan çıkan is parçacıkları, alt atmosferde sadece birkaç hafta kalırken, üst atmosferde yıllarca kalabiliyor" diye açıkladı. Ayrıca, su buharı emisyonları da güçlü bir sera gazı görevi görüyor. Her fırlatmada, fırlatma rampalarını korumak için yaklaşık 2 milyon litre su kullanılıyor ve bu süreç yerel ekosistemlere toksik toz ve molozların yayılmasına neden olabiliyor.

Çevre ihlalleri ve felaketler

Texas'ta, Çevre Kalite Komisyonu ve Çevre Koruma Ajansı (EPA), SpaceX'in Temiz Su Yasası'nı birçok kez ihlal ettiğini tespit etti. Fırlatmalar sırasında yaşanan kazalar da ciddi çevresel hasara yol açabiliyor. 2023 yılında, ilk Starship test uçuşunun kontrolden çıkarak parçalanması sonucu, yakınlardaki Boca Chica Eyalet Parkı'nda yangın çıktı. O tarihten bu yana beş Starship roketi patlama nedeniyle imha edildi.

Fırlatma ve uydu ekipmanlarında kullanılan kimyasallar da tehlike oluşturuyor. Manevra için hidrazin bazlı itici yakıtlar, ısı kontrolü için kurşun lehim ve amonyak gibi maddeler kullanılıyor. Kazalar sonucu bu toksik maddeler atmosfere yayılabiliyor ve bazı durumlarda, yörüngede kalmayıp atmosfere yeniden giriş yaparak yeryüzüne düşebiliyor.

Uzay çöplüğü ve e-atık sorunu

Uzaydaki ekipmanlar uzun ömürlü olmadığından, kısa sürede hurdaya dönüşüyor ve e-atık sorununa yol açıyor. Howson'un makalesinde belirttiği gibi, "Uyduların atmosfere girerek yanması sonucu oluşan çevresel etkiler yeterince araştırılmamış durumda. Ancak bu süreçte salınan maddelerin ve gazların ozon tabakasına zarar verme olasılığı yüksek ve Dünya'nın güneş radyasyonunu düzenleme yeteneğini etkileyebilir."

Uzay zaten yoğun bir uydu trafiğine sahip ve teknoloji şirketleri, daha fazla uzay tabanlı altyapı eklemek için yarış halinde. Bu durum, hem yörünge kirliliğini artırıyor hem de gelecekteki uzay görevlerini riske atıyor.