Pensilvanya’daki bir lise son sınıf öğrencisi olan Aliyah Pack için derslerde dikkatini toplamak neredeyse imkansız hale gelmiş durumda. Okul bölgesinde çocuklar, birinci sınıftan itibaren iPad kullanmaya başlıyor, ikinci sınıfta Chromebook’lara geçiyor ve sekizinci sınıfta ise kendi MacBook’larını alıyorlar.
Aliyah’ın dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) teşhisi var. Ekrandan ders dinlediğinde konsantre olmakta ciddi zorluk yaşıyor. Ders sırasında okulda verdiği dizilerden birini gizlice izleyerek, kulaklıklarını uzun, kıvırcık saçlarının arkasına saklıyor.
"Okuldayken ders zihniyetine girmek çok zor" diyen Aliyah, annesinin notlarının düştüğünü görmesi üzerine okuldan laptopunu almasını istemiş. Ancak yetkililer bunun mümkün olmadığını söylemiş.
Ülke genelinde ebeveynler, çocuklarının okulda aşırı ekran süresinden şikayet ediyor ve eğitimcilerden derslerin yeniden kalem-kâğıt yöntemiyle işlenmesini talep ediyor. Aliyah’ın da okuduğu Lower Merion kasabasında ise bu talep daha da ileri gidiyor. Zengin bir Philadelphia banliyösü olan bu bölgede, 600’den fazla kişi, ebeveynlerin çocuklarını dijital cihaz kullanımından muaf tutma hakkını korumak için imza attı. Ancak okul yönetimi, müfredatın temel bir parçası olan teknolojinin zorunlu olduğunu savunarak bu talebe karşı çıkıyor.
Teknolojinin sınıftaki rolüne dair tartışmalar
Geçtiğimiz pazartesi yapılan bir okul kurulu toplantısında üyeler, ebeveynlerin teknoloji konusundaki endişelerine yanıt aradıklarını ancak muafiyetlerin mümkün olmadığını belirtti.
"Okullarda teknolojiden vazgeçme seçeneğimiz yok" diyen Lower Merion Okul Kurulu üyesi Anna Shurak, toplantının teknoloji politikalarını güncellemek amacıyla yapıldığını ve muafiyetlere izin veren mevcut politikanın kaldırılmasının tartışıldığını sözlerine ekledi.
100’den fazla kişi toplantıya katılarak protesto etti. Birçoğu "Ekranlar Kapat, Kalemler Açılsın" yazılı düğmeler takmıştı.
Ebeveynlerin çoğu teknoloji karşıtı olmadıklarını, bilgisayar kullanımının sorumlu bir şekilde öğretilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ancak teknolojinin derslerin merkezine yerleşmesini istemiyorlar.
"Teknoloji kullanmayı öğretmek, her şeyi teknolojiyle öğretmekle aynı şey değil" diyen anne Sara Sullivan, teknolojinin sınıflarda bu kadar yaygınlaşmasının sorgulanması gerektiğini belirtti.
Teknolojinin eğitimdeki kaçınılmazlığı
Lower Merion’daki bu tartışma, teknolojinin eğitimle bu kadar iç içe geçmiş olmasının, muafiyetlerin mümkün olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Öğrenciler cihazları eğitsel oyunlar oynamak, ödevlerini göndermek, çevrimiçi kaynaklara erişmek ve kompozisyon yazmak için kullanıyor. Ancak ebeveynler, oyunlaştırılmış eğitim yazılımlarının gerçekten faydalı olup olmadığını sorguluyor.
İkinci sınıf öğrencisi kızının matematik dersinde DreamBox adlı yazılımı kullandığını belirten Subashini Subramanian, yazılımın seviyeleri hızlıca geçmek için puan toplama sistemine dayandığını söyledi. Kızına soruları dikkatlice çözmesini tavsiye ettiğinde, sekiz yaşındaki çocuğu, "Tüm adımları yapsam yavaşlar. Tık, tık, tık yapmam gerekiyor" yanıtını vermiş.
Okul kurulu toplantısında birçok ebeveyn, çocuklarıyla ekran süresi konusunda sürekli mücadele etmekten yorulduğunu dile getirdi. Adam Washington adlı bir baba, oğlunun ekran bağımlılığı nedeniyle bazen telefonunu ya da televizyonunu elinden aldığını, ancak okuldan aldığı dizüstü bilgisayarda YouTube izlediğini fark ettiğini anlattı.