Cherry Tree, Pensilvanya’da yaşayan Justin Smarsh, ailesiyle birlikte yıllarca nehirlerde kürek çekti, ormanda saatlerce vakit geçirdi ve iki oğluna avcılık öğretti. Ancak bugün, sadece yürümekten bile boğuluyor hissine kapılıyor. Sürekli kuru öksürükle mücadele eden Smarsh, ayakkabısını bağlamak için eğildiğinde nefes nefese kalıyor.
Liseden mezun olduktan kısa süre sonra evlenen Smarsh, tıpkı babası ve dedesi gibi kömür madeninde çalışmaya başladı. “Çevredeki en iyi ücretli işti, hâlâ da öyle”, diyen Smarsh’in artık 42 yaşında ve ilerleyici masif fibrozis adı verilen, kara akciğerin en ağır formuyla mücadele ediyor. Bu hastalığın tedavisi yok. Smarsh, “İlaç yığınlarıyla ilerlemesini yavaşlatmaya çalışıyorum” diyor, ancak durumunun giderek kötüleşeceği ve nihayetinde kalp yetmezliğine yol açabileceği biliniyor.
İleri evre hastalarda, grip ya da basit bir soğuk algınlığı bile akciğerlerin sıvıyla dolmasına neden olarak boğulma hissine yol açabiliyor. Smarsh’in doktorları, onun 50 yaşına ulaşamayacağını söylüyor.
“Çoğu insan kömür madenciliğinin geçmişte kaldığını düşünüyor”, diyen Deanna Istik, Pensilvanya’nın Washington İlçesi’nde bulunan Lungs at Work kliniğinin CEO’su. “Oysa biz hiç olmadığı kadar fazla sayıda insanda kara akciğer hastalığı teşhisi koyuyoruz.”
Silika Tozu: Gizli Tehlike
Kömür madenciliği her zaman tehlikeli bir meslek olmuştur. Ancak günümüz madencileri, akciğerlere yerleşen ve bağışıklık hücrelerini nodüllere, kitlelere ve siyahlaşmış skar dokusuna dönüştüren kömür tozundan daha tehlikeli bir maddeye maruz kalıyor: kristalize silika.
Appalachia dağlarındaki büyük kömür damarlarının çoğu artık tükenmiş durumda. Daha küçük damarlara ulaşmak için madenciler, kuvars oranı yüksek kayaları parçalamak zorunda kalıyor. Bu kayalar, cam parçacıkları gibi davranan son derece ince silika tozuna dönüşüyor. İnhale edildiğinde, bu tozlar akciğer dokusunda ciddi skarlara ve iltihaplanmaya yol açarak, kara akciğerin en ağır formu olan ilerleyici masif fibrozise neden oluyor.
Epideminin Boyutları
Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü (NIOSH) verilerine göre, 25 yıldan uzun süredir madenlerde çalışan her 10 madenciden biri kara akciğer hastalığıyla karşı karşıya. Hastalığın artan oranları, akciğer nakillerinde ve ölümlerde de ciddi yükselişlere yol açıyor.
2013-2017 yılları arasında sadece Virginia’daki üç klinikte yüzlerce ilerleyici masif fibrozis vakası tespit edildi. Bu durum, NIOSH’un kara akciğer salgınını yeniden ilan etmesine neden oldu. 1999-2018 yılları arasında azalan kara akciğer kaynaklı ölümler, 2020-2023 yılları arasında yeniden artış gösterdi.
Federal Koruma Tedbirleri Yetersiz Kalıyor
Bu salgın, Trump yönetiminin kömür üretimini genişletme çağrılarıyla aynı zamana denk geldi. Geçen yıl ABD Enerji Bakanlığı, kömür projelerine 625 milyon dolar yatırım yapılacağını duyurdu. Bu ay ise Başkan Trump, kömürü “hayati önem taşıyan bir kaynak” olarak nitelendiren bir yürütme emri imzaladı.
“Kömür madenciliği, insan sağlığını hiçe sayan bir endüstri olarak varlığını sürdürüyor. Oysa federal düzeydeki koruma tedbirleri, bu salgını durdurmak için yetersiz kalıyor.” — Deanna Istik, Lungs at Work CEO’su