ABD’de kürtaj ilacı mifepristonun (RU-486) kullanımına ilişkin hukuki mücadele devam ediyor. 2023 yılında Yüksek Mahkeme, ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) mifepriston onayını iptal etmeye çalışan bir bölge mahkemesi kararını askıya almıştı. ABD Beşinci Daire Mahkemesi ise bu kararın bir kısmını onaylarken, ilacın erişimini kısıtlayan hükümleri de yürürlüğe koymuştu.

Bir yıl sonra dava, FDA v. Alliance for Hippocratic Medicine davasında Yüksek Mahkeme tarafından, üçüncü madde (Article III) hukuki dayanak eksikliği gerekçesiyle oybirliğiyle reddedildi. Ancak mücadele burada sona ermedi. İlaç üreticileri, ilacın kullanımına yönelik geçici hukuki koruma talebiyle yeniden Yüksek Mahkeme’ye başvurdu.

Cuma günü, Louisiana v. FDA davasında ABD Beşinci Daire Mahkemesi, FDA’nın 2023 yılında aldığı ve mifepristonun teletıp yoluyla reçete edilmesine izin veren kararını askıya aldı. Mahkeme, Louisiana’nın dava açma hakkına sahip olduğunu ve FDA’nın teletıp kararıyla ilgili aldığı kararın keyfi ve tutarsız olduğunu değerlendirdi.

Beşinci Daire’nin Kararının Öne Çıkan Yönleri

Beşinci Daire’nin kararı, Louisiana’nın dava açma hakkına ilişkin oldukça iddialı argümanlarını benimsemesiyle dikkat çekiyor. Louisiana, FDA’nın teletıp yoluyla reçete imkanını genişletmesinin, eyaletin kürtaj yasalarını aşmayı kolaylaştırdığını ve bu durumun eyaletin sağlık harcamalarını artırdığını iddia ediyor.

Louisiana’nın argümanları şu şekilde özetlenebilir:

  • Egemenlik zararı: FDA’nın kararı, Louisiana’nın kürtaj yasalarını aşmayı kolaylaştırarak eyaletin egemenliğine zarar veriyor.
  • Mali zarar: FDA’nın kararı nedeniyle eyalet, başka eyaletlerden temin edilen mifepristonun yol açtığı komplikasyonlar için sağlık harcamaları yapmak zorunda kalıyor.

Ancak bu argümanlar, mevcut hukuki çerçeve açısından sorunlu görünüyor. ABD Yüksek Mahkemesi’nin United States v. Texas kararına (8-1 oyla alınmıştı) göre, Louisiana’nın iddiası hukuki dayanaktan yoksun. Ayrıca, bu yaklaşımın eyaletlerin dava açma hakkını genişleterek daha iddialı taleplere yol açabileceği endişesi de bulunuyor.

Mali zarar iddiası daha geleneksel bir hukuki dayanak gibi görünse de, oldukça spekülatif olduğu değerlendiriliyor. Louisiana, eyalet dışından temin edilen mifepriston nedeniyle tedavi edilen iki olayı örnek gösteriyor. Ancak, bu zararın doğrudan FDA’nın kararıyla ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği net değil.

"Dava açma hakkı için zararın tespit edilmesi yeterli değildir. Zararın, FDA’nın eylemlerine doğrudan bağlanabilir olması gerekir."

Mücadele devam ederken, ilacın kullanımına yönelik hukuki belirsizlikler sürüyor. Üreticiler ve eyaletler arasındaki çekişme, ABD’nin kürtaj politikalarını şekillendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Reason