ABD’nin Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), on yıllardır bürokratik engellerle Amerikan halkının ilaç ve tıbbi cihazlara erişimini kısıtlıyor. Ajansın karmaşık onay süreçleri, gıda güvenliğinden ilaçlara kadar birçok alanda inovasyonu yavaşlatıyor. Örneğin, dondurulmuş lazanyanın bile dokuz sayfalık bir yönetmelikle sınıflandırılması, FDA’nın ne kadar katı ve keyfi kararlar alabildiğini gösteriyor.
FDA’nın onay sürecinin tehlikeleri, George Mason Üniversitesi ekonomisti Alex Tabarrok’un da dikkat çektiği gibi ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Ajans, kötü bir ilacı onayladığında mağdurlar doğrudan etkilense de, iyi bir ilacı geciktirdiğinde veya reddettiğinde ortaya çıkan kayıplar görünmez kalıyor. Tabarrok’un ifadesiyle:
"FDA, yeni ilaçların piyasaya sürülmesini geciktirmek için teşviklere sahip çünkü onaylanan kötü bir ilaçta mağdurlar bellidir. İyi bir ilacı onaylamamak ya da onaylamayı on yıllarca ertelemekse, insanlar ölür ama kayıplar görünmez mezarlıklarda gömülür."
FDA’nın sağlık politikasındaki çelişkiler, geçmişte Cumhuriyetçilerin de onay süreçlerini hızlandırmaya odaklandığı bir dönemde, Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanı Robert F. Kennedy Jr. yönetiminde farklı bir yöne evrildi. Ajans, zararsız gıdaları (örneğin Jell-O) yasaklamaktan, toz halindeki kokainin tespit edildiği tuvaletlerden endişelenmeye kadar çeşitli konularda müdahaleci bir tutum sergiliyor.
Trump yönetiminin psikedelik ilaçlara yaklaşımı, sağlık politikasında kısıtlayıcı yaklaşımlardan bir nebze olsun uzaklaşmayı temsil ediyor. Son dönemde FDA, yetişkin sigara içicilerinin zararını azaltmak amacıyla nikotin ürünlerine (vaping, snus) yönelik bazı aromaların onay sürecini değerlendirmeye başladı. Bu adım, federal bürokrasinin yavaşlığından dolayı sınırlı kalsa da olumlu bir gelişme olarak görülüyor.
Psikedelik ilaçların ruh sağlığı tedavisindeki potansiyeli, son federal kararlarla daha da öne çıktı. Geçtiğimiz ay yayınlanan bir yürütme emriyle, ciddi ruhsal hastalıkların tedavisinde psikedelik ilaçlara (örneğin psilosibin mantarları, ekstazi) yönelik federal engellerin kaldırılması hedeflendi. Bu ilaçlar, Schedule III olarak yeniden sınıflandırıldı, yani bağımlılık potansiyeli düşük kabul ediliyor. Bu değişiklik, klinik testlerin hızlanmasına olanak tanısa da, tamamen serbest bırakılmaları veya yasallaştırılmaları anlamına gelmiyor.
Değerlendirme: Olumlu adımlar, ama yeterli değil
FDA’nın psikedelik ilaçlara yönelik yeni kuralları, ruh sağlığı tedavisinde devrim yaratma potansiyeline sahip olsa da, ajansın katı ve geciktirici yapısı devam ediyor. Psikedeliklerin tıbbi kullanımının tamamen serbest bırakılması için daha fazla siyasi ve bürokratik adım gerekiyor. Mevcut gelişmeler umut verici olsa da, gerçek değişim için uzun bir yol var.