Off Broadway'da yeni bir oyun prömiyeri yapıldı. 'The Receptionist', yazar Adam Bock'un kaleminden çıkan ve izleyicileri ofis ortamındaki iktidar dinamikleriyle yüzleştiren bir yapım. Pershing Square Signature Center'da Second Stage tarafından sahnelenen oyun, 80 dakikalık süresiyle dikkat çekiyor.
Dekor, tanıdık bir ofis ortamını yansıtıyor. Sahne tasarımcısı Dots'un titiz çalışmasıyla oluşturulan bu mekan, uzun saatlerini ofiste geçirenler için oldukça tanıdık ve hatta kaygı verici olabilir. Sahnenin merkezinde, Beverly karakterinin oturduğu resepsiyon masası yer alıyor. Katie Finneran tarafından canlandırılan Beverly, telefonlara cevap veren, kahve yapan ve patronu Edward (Nael Nacer) ile çalışanı Lorraine (Mallori Johnson) için temizlik yapan bir resepsiyonist olarak karşımıza çıkıyor.
Beverly'nin en küçük detaylara gösterdiği titizlik, onun aslında ne kadar otoriter bir karakter olduğunu ele veriyor. Özellikle çalışma arkadaşlarının masalarında bıraktıkları kırıntıları temizlerken elindeki elektrikli süpürgeyi kullanış şekli, onun 'küçük bir faşist' olarak nitelendirilmesine neden oluyor.
Beverly'nin hayatı, Martin (Will Pullen) adlı bir adamın merkezi ofisten gelmesiyle değişiyor. İkili arasındaki ilk çatışma, Beverly'nin masasındaki mürekkep kalemleri üzerine çıkıyor. Martin, Beverly'nin kalemlerini kullanmak istiyor ancak Beverly, kalemlerinin kaybolduğunu iddia ediyor. Bu mücadeleyi Martin kazanıyor ve oturduğunda, siyah pantolonunun kıvrılmasıyla ortaya çıkan parlak kırmızı çorapları, onun gerçek otoriteye sahip olduğunu gösteriyor.
Lorraine ve Martin'in Beverly'nin sessiz itirazlarına rağmen birbirlerine duydukları çekimi, Sarah Benson'un yönettiği oyunun en etkileyici bölümlerinden biri. Bu üçlü arasındaki gerilim, izleyiciyi oyunun en yoğun anlarına taşıyor. Oyunun ikinci perdesine kadar, Beverly'nin karakterinin derinliği ve otoriter tavırları izleyicinin dikkatini çekmeyi başarıyor.
Ancak ikinci perdeye gelindiğinde, oyun beklenen derinliğe ulaşamıyor. Edward'ın bir müşterinin 'küçük parmağını kırmak' zorunda kaldığını söylemesiyle Beverly'nin tepkisi, izleyiciye bu olayın ne kadar olağan dışı olduğunu gösteriyor. Fakat bu noktadan sonra, oyun izleyicinin hayal gücünü kullanmasını bekliyor gibi görünüyor. Bu da ikinci perdenin zayıf kalmasına neden oluyor.