İngiltere Başbakanı Keir Starmer, partisindeki istifaya yönelik baskılara rağmen görevi bırakmayacağını açıkladı. Starmer, Salı günü yaptığı kabine toplantısında liderliğine destek ararken, geçtiğimiz hafta yapılan yerel seçimlerdeki ağır kayıpların ardından artan parti içi gerilime rağmen direncini koruduğunu gösterdi.
Parti İçinden Gelen İstifa Çağrıları
Starmer’in liderliğine karşı çıkanlar, partisinin Avam Kamarası'ndaki temsilcilerinin yaklaşık beşte birine denk gelen 80 milletvekilinin, onun istifasını talep ettiğini ya da en azından bir ayrılış takvimi belirlemesini istediğini belirtti. İşçi Partisi kurallarına göre, liderlik yarışını resmen başlatmak için 81 milletvekilinin desteği gerekiyor. Ancak henüz hiçbir aday, Starmer’e doğrudan meydan okuyacak şekilde liderlik yarışına katılacağını açıklamadı.
İlk İstifa: Miatta Fahnbulleh
Salı günü, genç bakan Miatta Fahnbulleh, hükümetteki görevinden ilk ayrılan isim oldu. Fahnbulleh, Starmer’den "ülke için doğru olanı yapmasını" ve bir ayrılış takvimi belirlemesini istedi. Partisi içinde sol kanadın temsilcisi olarak bilinen Fahnbulleh, yaptığı açıklamada, hükümetin seçmenlerden aldığı yetkiyle uyumlu bir şekilde hareket etmediğini ve vizyon eksikliği yaşandığını savundu.
"Ne seçmenlerimizin bize verdiği vizyon, hız ve değişim yetkisini kullandık, ne de değerlerimiz konusunda net ve inançlı bir İşçi Partisi olarak yönetemedik" dedi.
2024 Zaferinden Düşüşe
Starmer, Temmuz 2024’teki seçimlerde büyük bir zafer kazanmış olmasına rağmen, partisinin popülaritesi hızla düştü ve liderin kendisi de bu durumdan büyük ölçüde sorumlu tutuluyor. Nedenleri arasında politika hataları, vizyon eksikliği, İngiltere ekonomisinin zorlukları ve yargı yeteneğine dair soru işaretleri yer alıyor. Özellikle, Starmer’in İngiltere’nin Washington Büyükelçisi olarak atadığı Peter Mandelson’un, mahkum edilmiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile bağlantıları nedeniyle tartışmalara yol açması da liderliğine gölge düşüren bir diğer unsur oldu.
Starmer’in Direnci
Salı günkü kabine toplantısının başında Starmer, geçtiğimiz hafta yapılan yerel seçimlerdeki kayıplardan sorumlu olduğunu kabul etti, ancak mücadeleye devam edeceğini belirtti. İşçi Partisi, hem sağcı Reform UK hem de "eko-popülist" Yeşil Parti gibi partilerden oy kaybetti. Ayrıca İskoçya ve Galler’deki milliyetçi partilerden de destek gördü. Bu sonuç, uzun süredir İşçi Partisi ve Muhafazakarlar tarafından domine edilen İngiltere siyasetindeki parçalanmanın bir yansıması olarak değerlendirildi.
Starmer, liderliğe son verme sürecinin parti kurallarına göre başlatılmadığını ve bunun için gerekli desteğin henüz oluşmadığını vurguladı. İşçi Partisi kurallarına göre, adayların Avam Kamarası'ndaki milletvekillerinin beşte birinin desteğine ihtiyacı var — bu sayı şu anda 81’e denk geliyor.
"Ülke, bizden yönetmeye devam etmemizi bekliyor" diyen Starmer, son 48 saatin hükümet için istikrarsızlaştırıcı olduğunu ve bunun ülke ekonomisine ve ailelere gerçek bir maliyet getirdiğini sözlerine ekledi.
Piyasalardaki Tepki
Bu istikrarsızlığın ekonomik maliyeti Salı günü finans piyasalarında da hissedildi. İngiltere devlet tahvillerine uygulanan faiz oranı, benzer ülkelere kıyasla daha fazla artış gösterdi. Bu durum, yatırımcıların hükümet borçlarına daha yüksek bir risk primi biçtiğini ortaya koydu.
Destek Sesleri de Var
Starmer’in liderliğine karşı çıkan baskılara rağmen, bazı milletvekilleri ve parti üyeleri onun arkasında durmaya devam ediyor. Bu destekçiler, Starmer’in liderlik becerilerine ve hükümetin istikrarına olan güvenlerini ifade ediyorlar. Ancak parti içindeki bölünmelerin derinleşmesi, hükümetin geleceği açısından belirsizlikleri de beraberinde getiriyor.