ABD Başkanı Donald Trump, Temmuz ayında Avrupa Birliği (AB) ile yaptığı ticaret anlaşmasını, kuşaklararası transatlantik ittifakın modernizasyonu olarak nitelendirmişti. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de anlaşmanın, ABD'ye ihraç edilen Avrupa mallarına yüzde 15'lik sabit tarifelerin uygulanmasını sağlayarak istikrar ve öngörülebilirlik getirdiğini savunmuştu.

Anlaşmaya göre, ABD'ye ihraç edilen Avrupa otomobilleri ve diğer mallara yüzde 15 tarifeler uygulanırken, Avrupa'ya ihraç edilen ABD mallarının çoğu tarifelerden muaf tutulacaktı. Bu durum, Trump'ın istediği gibi, Amerikan ihracatına yönelik tarifelerin azaltılması ve Avrupa mallarına kalıcı bir tarifesinin belirlenmesi anlamına geliyordu. AB liderleri de bu anlaşmayla, Trump'ın gelecekteki öfke anlarında tarifeleri artırmasını engelleyebileceklerini düşünmüştü.

Ancak tüm bu vaatler, Cuma günü Trump'ın Avrupa yapımı otomobillere uygulanan tarifeleri yüzde 25'e yükselteceğini açıklamasıyla çöktü. Bu karar, otomobil üreticilerine bu yıl içinde 4 milyar dolarlık bir maliyet getirecek. Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, tarifelerin artırılmasının nedenini AB'nin "tamamen anlaşmaya uymaması" olarak gösterdi. Oysa anlaşma henüz tam olarak onaylanmamış ve ABD Kongresi'ne sunulmamıştı. AB, anlaşmayı Mart ayında ana yasal engeli aşmış olsa da, onay süreci devam ediyor.

Üstelik ABD ve AB yetkilileri, sadece birkaç hafta önce Beyaz Saray'da bir araya gelmiş ve stratejik mineraller konusunda yeni bir ortaklık ilan etmişti. Trump'ın ani kararının ardından AB Ticaret Komitesi Başkanı Bernd Lange, Twitter üzerinden "Bu karar kabul edilemez" açıklamasında bulundu ve

"Güven iyidir, ancak keyfilik karşısında yalnızca net kurallar yardımcı olur."
ifadesini kullandı.

Uzmanlar, Trump'ın anlaşmalara olan güvensizliğini ve keyfi kararlarını eleştirirken, ticaret ortaklarının Trump'ın sözlerine güvenemeyeceğini vurguluyor. ABD'nin ticaret rejiminin temel vaatlerinden biri olan daha iyi ticaret anlaşmaları için diğer ülkeleri ikna etmek, Trump'ın bu ani kararlarıyla zayıflıyor. Ticaret anlaşmalarının asıl amacı, bireylerin ve işletmelerin geleceğe yönelik planlarını güvenle yapabilmelerini sağlamaktır. Oysa Trump'ın kararları, ticaret ortaklarının belirsizlik içinde kalmasına neden oluyor.

Kaynak: Reason