Yüksek Mahkeme, Dini Okulların LGBTQ Politikalarına Karşı Dava Üzerinde Karar Verecek
ABD Yüksek Mahkemesi, Colorado eyaletinde faaliyet gösteren Katolik okullarının, eşcinsel çiftlerin çocuklarını kaydetme zorunluluğuna karşı açtığı dava nedeniyle 1990 tarihli önemli bir kararı yeniden değerlendirmeye aldı. Denver Katolik Başpiskoposluğu'na bağlı 34 okul, eyaletin kamu fonlarından yararlanabilmek için cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına son verme zorunluluğuna itiraz ediyor.
Dava, Employment Division v. Smith kararına dayanıyor. 1990 yılında alınan bu kararda, Yüksek Mahkeme, dini amaçlarla kullanılan peyotenin yasak olduğu Oregon eyaletinde, bir Native Amerikalıya işsizlik yardımı yapılmamasına hükmetmişti. Mahkemenin üç muhafazakar yargıcı, bu kararın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini daha önce dile getirmişti.
Dini Özgürlükler ve Kamu Fonları Arasındaki Gerilim
Colorado eyaletinin zorunlu kıldığı kural, okulların ırk, etnik köken, dini inanç, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, gelir düzeyi ve engellilik durumuna bakılmaksızın tüm çocuklara eşit hizmet sunmasını şart koşuyor. Denver Katolik Başpiskoposluğu'nun avukatları, bu uygulamanın dini özgürlükleri ihlal ettiğini savunuyor.
"Aşağı mahkemelerin verdiği kararlar, devletlerin dini okulları ve kurumları baskı altına almak için kamu fonlarını kullanabileceğini gösteriyor. Bu durum, dini uygulamalarından vazgeçmeyenleri dışlamak anlamına geliyor."Becket Religious Liberty adlı hukuk kuruluşunun avukatları tarafından yapılan açıklamada, bu durumun dini özgürlüklerin ciddi şekilde tehdit altında olduğunu vurgulandı.
Trump Yönetiminden Destek
ABD hükümeti de dava sürecine müdahil oldu. Trump yönetimi, dini özgürlüklerin korunması ve kamu fonu alanındaki ayrımcılığın engellenmesi gerektiğini savunarak, mahkemeden bu yönde karar vermesini istedi. Yönetimin sunduğu amicus brief (dostane mütalaa), mahkemenin dikkate alacağı unsurlar arasında yer alıyor.
Yüksek Mahkemenin Son Dönemdeki Eğilimi
Bu dava, Donald Trump'ın ikinci döneminde Yüksek Mahkemenin Colorado'nun LGBTQ haklarını hedef alan ikinci davası olma özelliğini taşıyor. Mart ayında da mahkeme, dönüşüm terapisi yasaklarının, terapistin görüşlerine dayalı ayrımcılık yaptığı iddiasını kabul etmişti. Yalnızca Yargıç Ketanji Brown Jackson, bu kararın güvensiz ve profesyonel olmayan tıbbi uygulamalara yol açabileceğini belirterek karşı çıkmıştı.
Dava Sonucunun Etkileri
Uzmanlar, bu davanın sonuçlarının hem dini özgürlükler hem de LGBTQ hakları açısından önemli bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor. Kararın, kamu fonlarının kullanımına ilişkin yeni yasal sınırlar çizmesi bekleniyor.