CLARITY Yasası, Senato Bankacılık Komitesi’nin gündeminde takılı kalırken, eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde benimsenen kripto dostu duruşun yasalara dökülmesini sağlayacak önemli piyasa kurallarını da geciktirdi. Ancak Kongre’nin kripto piyasalarına beklenmedik bir deney alanı sunduğu ortaya çıkıyor.
Galaxy Research’in tahminlerine göre, yasanın bu yıl içinde yürürlüğe girme olasılığı yaklaşık yüzde 50’nin altında. Bu belirsizlik, DeFi düzenlemeleri, yetki alanları ve stablecoin faiz dilimleri gibi konulardaki anlaşmazlıklardan kaynaklanıyor. Yasa, token sınıflandırması, borsa ve broker-dealer kayıtları, yazılım istisnaları ve DeFi hükümlerini kapsıyor. Ancak en tartışmalı konulardan biri, ödüllerle ilgili katman.
Stablecoin Ödülleri Tartışması
GENIUS Yasası, ödeme stablecoin’leri için yalnızca tutma karşılığında faiz veya getiri ödenmesini açıkça yasaklıyor. Bu, konunun en basit haliyle çözümüne yönelik bir adım. Daha karmaşık soru ise borsaların ve üçüncü taraf şirketlerin nakit geri ödeme, tavsiye primi veya promosyon faizleri sunup sunamayacağı.
Mart ayında OCC’nin ve Nisan ayında FDIC’nin yayınladığı öneriler, bazı bağlı kuruluşlar ve üçüncü taraf düzenlemelerine anti-kaçınma varsayımlarını genişleterek bu alanı daralttı. Ancak her iki belge de henüz nihai kurallar değil ve düzenleyiciler, hangi uygulamaların yasak kapsamına girdiğini netleştirmeye çalışıyor.
Bankaların Endişesi: 6.6 Trilyon Dolarlık Tehdit
Bankalar, bu boşluğu varoluşsal bir rekabet tehdidi olarak görüyor. Amerikan Bankalar Birliği’nin (ABA) topluluk bankaları mektubunda, potansiyel olarak 6.6 trilyon dolarlık mevduatın risk altında olduğu ve borsa destekli teşviklerin tasarrufları bankacılık sisteminden çekebileceği uyarısında bulunuldu. Standard Chartered ise daha sınırlı bir tahminde bulundu: 2028 yılına kadar stablecoin’lere 500 milyar dolarlık mevduat çıkışı olabileceğini ve bölgesel bankaların en fazla risk altında olduğunu öngördü.
Tartışma, stablecoin bakiyelerine fon sağlayan borsa teşviklerinin, bankaların karşılaştığı rezerv gereklilikleri, sermaye kuralları ve sigorta maliyetlerinden kaçınarak banka mevduatlarıyla rekabet edebilmesi üzerine odaklanıyor. Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi, Nisan ayında yayınladığı bir raporda, stablecoin faizlerinin yasaklanmasının banka kredilerini yaklaşık 2.1 milyar dolar artıracağını ve net refah maliyetinin 800 milyon dolar olacağını öne sürdü.
Stablecoin Piyasasının Boyutu ve Etkisi
27 Nisan itibarıyla stablecoin piyasası 320 milyar doları aşarken, ABD ticari banka mevduatları yaklaşık 19.1 trilyon dolar düzeyinde bulunuyor. Stablecoin’ler, mevduat tabanının yaklaşık yüzde 1.66’sını oluşturuyor. Bu oran, sistemin genel fonlamasını tehdit etmeyecek kadar küçük, ancak marjinal düzeyde rekabet baskısı yaratmaya yetecek kadar büyük.
Eğer stablecoin piyasası 320 milyar dolardan 500 milyar dolara yükselirse ve her ek dolar banka mevduatlarından gelirse, yerinden edilen miktar mevcut mevduatların yaklaşık yüzde 0.96’sına denk gelecek. Bu miktar, topluluk bankalarının fiyatlama gücünü test etmeye yeterli olsa da sistemin genel fonlamasını bozmayacak düzeyde kalacak.
CLARITY’nin Gecikmesinin Olası Sonuçları
CLARITY Yasası’nın gecikmesi ve kurumların ödül alanını kapatmaması durumunda, borsalar belirsiz alanda faaliyetlerine devam edebilecek. Bu senaryoda, ödül pazarı daha da gelişebilir ve stablecoin’lerin bankacılık sistemindeki etkisi daha net ortaya çıkabilir. Düzenleyicilerin müdahalesi geciktikçe, piyasa kendi dinamikleriyle bu sorunu çözmeye çalışacak.