Philadelphia, ABD — Daryl Morey’nin Philadelphia 76ers’taki altı yıllık döneminin ardından kovulması, takımın son yıllardaki performans tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Peki, Morey’nin bu başarısızlıktaki sorumluluğu ne kadar?
76ers’ın son on yılda yaşadığı hayal kırıklıkları, çoğunlukla Morey’nin göreve başlamasından çok önceki dönemlere denk geliyor. Jayson Tatum karşılığında Markelle Fultz’un draft edilmesi, Jimmy Butler takası, Tobias Harris ve Ben Simmons’un imzaları ile Mikal Bridges’in Zhaire Smith karşılığında takas edilmesi gibi kararlar, Morey’nin 2 Kasım 2020’de göreve başlamasından önce gerçekleşmişti.
Morey, 76ers’ın başına geçtiğinde, takımın elinde ciddi sorunlar vardı. Öncelikle, göreve geldiği gün Doc Rivers takımın baş antrenörü olarak atanmıştı. Ayrıca, Joel Embiid ve Ben Simmons, franchise oyuncuları olarak belirlenmişti. Bu durum, Morey’nin hareket alanını oldukça kısıtlıyordu.
Morey, göreve başladıktan sadece 16 gün sonra Tyrese Maxey’i draft etti ve elindeki mevcut kadroyla en iyi sonucu almaya çalıştı. Tıpkı 2013 yapımı Rush filminde F1 pilotu Niki Lauda’nın Ferrari test sürüşünde yaşadığı gibi: "Berbat bir araba, domuz gibi sürüyor" demesine rağmen, elindeki imkanlarla en iyisini yapmak zorundaydı.
Morey’nin elindeki en büyük zorluklardan biri, Embiid’in MVP oylamalarında ikinci, ikinci ve birinci sırada yer aldığı dönemdi. Bu performansın ardından, Embiid’e istediği her maaşı ödemek zorunda kaldı. Diğer yandan, Ben Simmons ise hem sportif hem de kişisel anlamda takım için bir felaket olarak görülüyordu. Morey, Simmons ile bir yıl süren bir gerginlik yaşadı ve sonunda Simmons’un takas edilmesine karar verdi.
Morey’nin felsefesi, üç sayı ve layup odaklı bir basketbol anlayışıydı. Bu yaklaşımla takımın geleceğine yönelik planlar yaptı, ancak elindeki kısıtlı seçeneklerle hareket etmek zorunda kaldı. Sonuç olarak, Morey’nin kovulması, takımın yeni bir felsefeye geçiş yapma ihtiyacını gösteriyor. Ancak, Morey’nin elindeki imkanlarla en iyi performansı sergilediği de bir gerçek.