ABD’de basın özgürlüğüne yönelik endişeleri artıran yeni bir gelişme yaşandı. FBI Direktörü Kash Patel’in performansı ve kişisel davranışlarıyla ilgili haber yapan Atlantic gazetecisi Sarah Fitzpatrick’e federal düzeyde bir soruşturma başlatıldı.
Olay, MS NOW tarafından bildirildi. Habere göre FBI, Fitzpatrick’in geçtiğimiz ay yayınladığı ve Patel’in ‘paranoyak, sık sık sarhoş ve görevine uygun olmayan biri’ olarak tanımladığı haber nedeniyle federal bir ceza soruşturması başlattı.
Söz konusu haber, 25’ten fazla kaynağa dayanıyordu. Ancak hiçbir gizli bilgi içermiyordu. FBI’nın kaynakları değil, doğrudan gazeteciyi hedef alması, bu soruşturmayı olağandışı ve endişe verici kılıyor. FBI yetkilileri ise böyle bir soruşturmanın varlığını reddetti.
Fitzpatrick, ikinci bir haberinde Patel’in FBI kaynaklarını kullanarak kendi adıyla kişiselleştirilmiş bourbon şişeleri dağıttığını da duyurdu.
Trump yönetiminin basına yönelik baskıları artıyor
Bu soruşturma, Donald Trump’ın ikinci dönemindeki basın özgürlüğüne yönelik saldırıların en sonuncusu. Geçtiğimiz aylarda da New York Times muhabiri Patel ve kız arkadaşının FBI kaynaklarını kullanmasıyla ilgili haberinden dolayı soruşturma açılmıştı. Bu soruşturma daha sonra düşürülmüştü.
Yine bu yılın başlarında FBI, Washington Post muhabiri Hannah Natanson’un cihazlarını bir sızıntı soruşturması kapsamında el koymuştu. Natanson’un haberi, bu hafta Pulitzer Ödülü kazandı.
FBI’nın aynı günündeki başka bir operasyonu
Çarşamba günü yaşananlar sadece Fitzpatrick’in soruşturmasıyla sınırlı kalmadı. FBI, Virginia Senatörü Louise Lucas’ın ofisini de aradı. Lucas, Demokratların Virginia’daki seçim bölgelerini yeniden düzenleme çalışmalarına öncülük etmişti. Bu çalışma, Trump’ın ara seçimlerde avantaj sağlamasını engelleyen faktörlerden biriydi.
Soruşturmanın yolsuzluk iddialarına dayandığı bildiriliyor. Ancak Trump’ın siyasi rakiplerini cezalandırmak için soruşturmaları bir araç olarak kullanma geçmişi göz önüne alındığında, bu operasyonun zamanlaması oldukça dikkat çekici.
"Bu gelişmeler, ABD’de basın özgürlüğünün ciddi şekilde tehdit altında olduğunu gösteriyor. Gazeteciler, haber yaparken artık sadece profesyonel riskler değil, hukuki yaptırımlarla da karşı karşıya kalıyor."