Katie'nin Gizemi ve Pazarlama Stratejisi
'The Mummy', Lee Cronin'in yönettiği ve klasik korku unsurlarını modern bir bakışla yeniden yorumlayan yeni filmi. Pazarlama çalışmalarında süper doğa korkusundan çok, Katie'nin akıbetiyle ilgili sorular öne çıktı. Film, 133 dakikalık uzun süresinin iki saati civarında bu gizemi çözse de, geriye kalan bölümler ağırlıklı olarak rahatsız edici görüntülerle dolu.
Cannon Ailesinin Dramı
Film, Cannon ailesine odaklanıyor: baba Charlie (Jack Reynor), anne Larissa (Laia Costa) ve üç çocuğu. Sekiz yıl önce en büyük çocukları Katie'nin (Emily Mitchell çocuk yaşta, Natalie Grace gençlikte) Mısır'da kaybolmasının ardından, ailesi onu bir lahitte canlı olarak buluyor. Katie'yi New Mexico'daki evlerine getiren aile, diğer çocukları Sebastián (Shylo Molina) ve Maud (Billie Roy) ile Larissa'nın annesi Carmen (Verónica Falcón) ile yeniden bir araya getirmeye çalışıyor. Ancak Katie'nin durumu giderek kötüleşirken, çürüme evin diğer üyelerine de bulaşıyor ve grotesk bir kaosa yol açıyor.
Nasmaranian: Ailenin Yeni Kabusu
Charlie, kızı Katie'yi kurtarmak için araştırmalara başlıyor. Lahit ve bandajlardaki işaretler, onu Profesör Bixler'e (Mark Mitchinson) götürüyor. Profesör, bu işaretlerin 'Nasmaranian' adı verilen, aileleri yok eden eski bir Mısır iblisi olduğunu açıklıyor. Charlie'nin araştırmaları, sekiz yıl önce Katie'nin kaybolmasını araştıran Dedektif Dalia Zaki (May Calamawy) ile yeniden bağlantı kurmasını sağlıyor.
Katie'nin, Nasmaranian'ın kontrolünden kısa bir süreliğine kurtularak Morse koduyla babasına mesaj göndermesiyle, Dedektif Zaki Layla Khalil (May Elghety) ile tanışıyor. Layla, 'Büyücü' (Hayat Kamille) liderliğindeki bir kültle bağlantılı. Layla, Zaki'ye bir VHS kaseti veriyor. Kasette, Büyücü'nün yönettiği ve Katie'nin bir bandajlı figürün üzerine bağlandığı, figürün de ağzına bir karışım püskürttüğü korkunç bir ritüel görülüyor. Büyücü, bu ritüelin Nasmaranian'ı bağlamak için gerekli olduğunu ve masum bir bedenin yaşayan bir hapishane olarak daha uygun olduğunu savunuyor.
'Evil Dead Rise' Tarzı Korku
Lee Cronin'in 'The Mummy' filmi, yoğun bir lore'a sahip olmasına rağmen, yönetmenin bu detaylara ilgi duymadığı izlenimi veriyor. Mısır'daki sahnelerin çoğu ağır tempoda ilerliyor ve neredeyse Cronin'in 'Nasmaranian'ı icat etmekten bile sıkıldığı hissi uyandırıyor. Film, 'Evil Dead Rise' (2023) tarzında kanlı sahneler sunarken, hikaye akışında ciddi zayıflıklar taşıyor. Özellikle Katie'nin gizemi ve Mısır'a dair unsurlar, hikayenin genelinden kopuk ve gereksiz görünüyor.
Yönetmenin Odak Noktası: Görsel Şiddet
Cronin'in filmdeki en güçlü yönü, 'Evil Dead Rise' filminden de tanıdığımız kanlı ve rahatsız edici görüntüler. Ancak bu unsurlar, hikayenin zayıf yapısının gölgesinde kalıyor. Film, uzun süresi ve gereksiz detaylarla izleyiciyi yorarken, Katie'nin gizemi de tatmin edici bir şekilde çözülmüyor. Sonuç olarak, 'The Mummy', süper doğa korkusu sevenler için eğlenceli olabilir, ancak hikaye akışı ve karakter gelişimi açısından ciddi eksiklikler içeriyor.
"Film, Katie'nin gizemini çözse de, bu gizemin hikayenin genelinden kopuk ve gereksiz olduğunu hissettiriyor. Yönetmenin odak noktası, süper doğa unsurlarından çok, görsel şiddet ve rahatsız edici imgeler olunca, hikaye akışı zayıflıyor."