Hükümetin herhangi bir kriz anında edindiği araç veya yetkiler, zamanla neredeyse hiç gecikmeden halka karşı kullanılmaya başlanır. Bu durum, sınır güvenliği ve göçmenlik baskısına yönelik gözetim teknolojileri için de geçerli.

ABD, göçmenlik yasalarının uygulanması amacıyla geliştirilen ve federal ajanlara milyonlarca ABD vatandaşının ev ve iş adreslerine, sosyal medya hesaplarına, araç bilgilerine, uçuş geçmişine, adli sicil kayıtlarına ve hatta günlük hareketlerine dair verilere kolayca erişim sağlayan araçlara yüz milyonlarca dolar harcıyor.

Vatandaşların Verilerine Erişim Kolaylaşırken

The Wall Street Journal muhabirleri Shane Shifflett ve Hannah Critchfield, geçtiğimiz hafta yayınladıkları bir haberde, ABD vatandaşlarının kişisel verilerine bu şekilde erişimin ne kadar yaygınlaştığını ortaya koydu. Haberde, Maine eyaletinden Liz McLellan adlı bir vatandaşın federal ajanların göçmenlik operasyonunu fotoğrafladığı anlatılıyor.

Ajanlar, McLellan'ın evine giderek, "Bu bir uyarıdır. Burada yaşadığınızı biliyoruz" şeklinde bir ifade kullanmıştı. McLellan'ın federal ajanları kaydetme hakkı olduğu açıktı. Freedom Forum verilerine göre, "mahkemeler, kolluk kuvvetlerinin resmî görevlerini yerine getirdiği kamusal alanlarda (örneğin sokak veya park) kayıt yapma hakkını koruyor. Bu hak, hem ifade özgürlüğü hem de basın özgürlüğü kapsamında, hükümet hakkında bilgi toplama ve paylaşma hakkını da içeriyor."

Federal yetkililer, aktivistlerin ajanlar hakkında yayınladığı bilgilerin operasyonları aksatabileceğinden yakınsa da bu faaliyetler de anayasal koruma altında. Individual Rights and Expression Vakfı (FIRE) tarafından yapılan açıklamada, "hükümet yetkilileri ve çalışanları, 'doxxing'e karşı özel bir dokunulmazlığa sahip değildir. Aksine, sahip oldukları yetkiler, insanların onları eleştirme ve hesap verebilirliğini sağlayan bilgileri açıklama özgürlüğünün daha da önemli olduğu anlamına gelir."

Bu durumda, federal ajanlar McLellan'ı sindirmeye çalışarak anayasal haklarını kullanmasını engellemeye çalışmıştı. Göçmenlikle mücadele amacıyla edinilen yetkiler, şimdi vatandaşları izlemek için kullanılıyordu.

ICE, Yetişkinlerin %75'inin Sürücü Belgesi Verilerine Erişebiliyor

American Dragnet: Data-Driven Deportation in the 21st Century başlıklı raporda, Georgetown Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne bağlı Gizlilik Teknolojileri Merkezi, sınır kontrolü adına oluşturulan gözetim sistemlerini inceledi. 2022 yılı itibarıyla, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE), yetişkin nüfusun üçte birinin sürücü belgesi fotoğraflarını tararken, yetişkinlerin %75'inin sürücü belgesi verilerine erişim sağlayabildiğini ve yetişkinlerin %75'inin yaşadığı şehirlerdeki araç hareketlerini takip edebildiğini ortaya koydu. Sistem, ayrıca yetişkinlerin üçte birinin yerini tespit edebiliyordu.

Bu veriler, göçmenlikle mücadele amacıyla toplansa da artık ABD vatandaşlarının izlenmesi için de kullanılıyor. Sınır güvenliği adı altında toplanan veriler, vatandaşların özel hayatına dair kapsamlı bir gözetim ağına dönüşmüş durumda.

Kaynak: Reason